TÜRKÇE VE TÜRKLER

Gündem, 01 Ağustos 2024 21:41

TÜRKÇE VE TÜRKLER

Modern zamanın önümüze çıkardığı sorunları geleneksel yöntemlerle çözmek,

geleneksel sorunlarımızı da modern araçlarla çözmek gibi bir alışkanlığımız var.

 

Anlam ve değer dünyamızın dağınıklığı, dünya resmimizin olmaması bizi

kucağımızdaki sorunlarla başbaşa bırakıyor. Yeni bir şey değil. İki asırdır içinde

dağılıp durduğumuz sorunların kaynağı “anlam ve değer” dünyamızdaki dağınıklıktır..

İki asırdır var olmayı denedik,hala deniyoruz.. Yolun sonu belli..Çıkmaz sokak. Bu

çıkmaz sokakta iki asırdır bir ileri bir geri giderek yön bulmaya çalışıyoruz. Tüm bu

beceriksizliğimizin ağırlığı altında ezildiğimizde karşı bir savunma mekanizması

geliştirdi son yüzyılda..

 

 Mensup olduğumuz medeniyeti yermek..Hem de vicdansızca

ve bilgisizce.. Mensubiyet mesuliyet gerektirir.Mesuliyet

sorumluluğu,sorumluluk çalışmayı…Hepsinden uzağız,çalışmak ve üretmek en

zor iş. Bu yüzden en iyisi “Tarihe çatmak”...

İçinde boğulduğumuz sorunları sanki hepsini çözdük, hiç sorunumuz yok tek bir

sorunumuz “Selçuklu ve Osmanlı’nın resmi dili neden Farsça,neden Arapça” .Bu

bağlamda hareketle Osmanlı Türkleri sevmezdi, Selçuklu Türkleri sevmezdi, Arap

hayranlıkları vardı gibi deli saçması varsayımlarla kendimize “Entelektüel kimlik” inşa

etmeye çalışıyoruz.

Selçuklular ve Türkçe….

Selçuklular 960’da Cend’e indiklerinde yurtları yoktu. İslam medeniyetinin ortasına

gelip yerleşmişlerdir. Selçuk Bey akıllı ve ferasetli bir liderdi. Dışarıdan büyük bir

medeniyete girmenin üç yolu vardır. Ya Moğollar gibi yakıp yıkıp gireceksiniz

ya o medeniyet içinde erimeyi göze alıp gireceksiniz ya da Selçuklular gibi içeri

girip erimeden kalacaksınız. Selçuklular en zoruna talip olmuşlar İslam

medeniyetine girdiler ama diğer kavimler, diğer Oğuzlar gibi yok olup gitmediler.

İslam medeniyeti bir çay ise Selçuklular o çaya girdi eridiler yok olmadılar ama

çayında tadını değiştirdi diyor bir düşünür.

Selçuklular Cend’ e indiklerinde içinde oldukları medeniyet yaklaşık 500 yıllık büyük

bir medeniyetti. Dünyada yapılan tüm bilimsel ve felsefik metinlerin hepsi tercüme

edilmiş, Arapça gelişmiş Kindi’ler, Farabiler çıkmış, İbn-i Sinalar meydanda çatır çatır

eser veriyor.. Selçuklular bu zamanda neler yapıyor sorusu çok önemli bir sorudur.

Selçuklular izliyor,tartıyor, coğrafyayı tanıyor ve “Ben nasıl yönetirim bu coğrafyayı?

diyor,hesap kitap yapıyor,elindeki insan malzemesine bakıyor yeterli değil,

konuştukları dile bakıyor yeterli değil. Pragmatist davranıyor,teşkilatlanmaya ve

organize olmaya önem veriyor. Bu atılan temel ile kendinde yaklaşık yüz yıl sonra

nesli 1040’ da Dandanakan savaşı ile sahneye çıkıyor, Büyük Selçuklu Devleti’ni

kuruyor. Mevcud medeniyete ve kurumların hiçbirine karşı çıkmadan olduğu gibi

alıyor. Arapça resmi dil,bilimin ve felsefenin dili… Türkçe diye bir dil yok ortada

henüz. Tuğrul bey İslam aleminin dağınıklığını “ortak dil” inşa ederek kurmayı

amaçlıyor, ama bu dilin içinde Türkçe yok. Çünkü Türk yok henüz o coğrafya da..

“ortak dil”, sonra “ortak akıl” ve “ortak vicdan” ı oluşturup İslam dünyasını lideri

konumuna geliyor. 1100’lü yıllara gelindiğinde bilimde ve felsefede büyük yüzler

ortaya çıkmaya başlıyor Selçukluların himayesinde.

 

1200'lü yıllar bilimde ve felsefede adeta bir Türk asrı olmuştur. İslam aleminde

yazılan eserlerin yüzde doksanı 1200 ile 1300 arasında yazılmıştır.

Peki Selçuklular Türkçe’ yi neden kullanmadı. Hakim olduğu coğrafyanın ancak

yüzde onu Türk’dü. Nasıl Türkçe konuşulsun? O zamana kadar yazılmış ne bir

Türkçe felsefe metni, ne Türkçe bir matematik kitabı nede bir astronomi kitabı vardı.

Edebiyatın dili Farsça, bilim ve felsefenin dili Arapça idi. Türkçeyi bunların karşısına

nasıl konumlandırılacaktı.

Yazı M.Ö’ den önce 3500 yılında bulunmuş. M.Ö 7. yüzyılda yazılmış Homeros'un

eserleri var. Arapça 700’lü yıllarda başlamışlar tercüme metinlerine. Farslar eski bir

medeniyet. Dolayısıyla dil ile başa çıkmak mümkün değildi. Onlar mümkün olanı

yaptı. Türk aklını İslamla mayalandıktan sonra bu coğrafyada Acem ateşi içinde

yanmadan o ateşi de kontrol altına aldı. İşte Türklük bu idi… Tüm İslam alemini

kültürel olarak yakıp kavuran Acem ateşini kontrol altında tutmak.. Bu zor olanı

yapabilen mümkün olsaydı eminim ki Türkçeyi de resmi dil yapar, bilimin ve

felsefenin dili haline getirirdi. Öyle ki o dönemde Türklük bir şahs-ı manevi olmuştu.

Yapılan en zor ve en güzel işler hep Türklere mal edilirdi. Ki öyleydi de.. Selahaddin

Eyyubi bile Yemen savaşına El Harekat-ı Oğuziye ismini vermişti. Oğuz gibi yani

Türk gibi olmak.. Yönetimin hakkını vermişler. Rasyonalist davranmışlar. günümüzde

olduğu gibi entelektüel kompleksleri yok hangi sorunu neyle, nasıl çözüyorsa onu

yapmışlardır.

Tarihimizde ilk aklı başında yazılı Türkçe metin ancak 1274’de Yunus Emre

şiirlerinde olmuştur. Mutlu oluyoruz Türkçe ve Yunus Emre denilince.. Acı ama

gerçek olan şu olguyu da aklımızda tutalım. Yunus Emre’nin 1274’de şiirleri bir araya

toplandı. Oysa yazı M. Ö 3500 yılında bulundu. 4700 yıllık bir geçikme. Evet acı ama

ne yapalım gerçeğimiz bu. Tüm bunları bilerek bir entelektüel kimlik inşa etme

zorunluluğumuz var. Selçuklular koskoca bir İmparatorluk kurmuşlar Oğuzların

arasında konuşulan Oğuzca denilen dilimi resmi dil yapacaklardı sorusu can acıtıcı

bir soru? Bu sorunun cevaplarını vermek durumundayız.

Osmanlılar ve Türkçe…

Osmanlılar Selçuklular kadar talihli değillerdi. Zira Selçuklular 500 yıllık bir İslam

medeniyeti içinde var oldular. Ama Osmanlı öyle değildi. Batı Anadolu henüz islamla

tanışmamıştı. Kuruluş döneminde Osmanlı halkını yüzde yetmişi gayrimüslim. Yüzde

otuzluk müslüman kesim ise değişik mezhep ve inançlara sahipti. Kısaca Osmanlının

işi Batı Anadolu da çok zordu. Bizans surlarının hemen dışında kurulan bir beylik…

Beylik ama devlet rüyası görten bir beylilk..Osmanlıyı sadece çadırdan ibaret

sanmak yanılgıların en büyüğü olur. Tarihi tecrübeleri hep heybelerinde taşımışlar.

Yeri ve zamanı beklemeyi bilmişler. 1299 da kurulduğundan kısa bir süre sonra

hemen kurumsallaşmaya başlamıştır. Orhan Gazi 1337 de İznik'te ilk medreseyi

kurmuş. Medresenin başına getirdiği kişi Selçuklu devlet geleneğini sindirmiş,

Anadolu irfanına en uygun şahsiyet olan Davudi Kayseri’ yi getirmiştir. Büyük bir

devlet rüyası var bunun için hukuk bilen ve şehirlerde kasabalarda kadılık yapacak

yöneticilik yapacak adamlara ihtiyaç var. Medreseler onlarca yıl hukukçu yani fakih

yetiştirmişler. Bilim ve felsefe çalışmaları başlamış. Bilimin dili hala Arapça tabi. Ama

o dönemde dikkat edilmesi gereken konu Türkçenin “terim” yoksunluğu konusudur.

Türkçe terim bakımından yoksul olduğu için henüz bilimde ve felsefede

kullanılamıyor. Bir mantık kitabını mesela Türkçe yazmak mümkün değildi. Ama I.

Muratla beraber Türkçeleşme hareketi başlatılmış, yavaş yavaş “pratik bilimler”

Türkçe yazılmaya başlandığı olmuştur.

Ordunun dili her zaman sorun olmuştur. Onlarca değişik milletten teşkil edilen bir

ordu ancak 1502 tarihinde Türkçe konuşmaya başlamıştır.Türkçe’ de bu tarih milad

olmuştur. Bu tarihten sonra yazılan çoğu eser Türkçedir. Artık astronomi ve

matematik kitapları Türkçe yazılmaya başlamıştır. Şiirde ve edebiyatta da Türkçe

kendini göstermişti. Fuzuli bu dönemin şairidir. Nesirde Sinan Paşa gibi bir dev

çıkmış Türkçenin yolunu açmıştır. 1500 lü yılların ikinci yarısından artık Osmanlı

entelektüel ve şairleri hemen hemen tüm eserlerini Türkçe yazmaya başlamıştır. Dil

konusunda o kadar çok kendilerine güven gelmiştir ki şair NEVAi “ Ne Acemi ne

Farsı, Acem gelsin şiir nasıl yazılır nesir nasıl yazılır bizden öğrensinler.” demişti.

Hülasa, bir dilin gelişmesi birkaç yıllık birikimle olmaz. 1299 dan 1500 yılına kadar

yaklaşık 300 yıllık bir serüvenin sonucunda bir dil kendini oluşturmuş.

Dil konusunda hassas olan tatlı su milliyetçilerinin, kucaklarında biriken sorunlara

tarihsel tecrübe ve şimdinin imkanlarıyla en ufak bir çözüm sunamamaları tamamen

kendilerinin tembelliğinden kaynaklanmaktadır. Tüm yükü, tüm suçu tarihe atmak ve

sorumluluktan kurtulma çabasında olanlara Farabi’nin ifadesi ile hitap etmeliyiz.

Nevabit..Ayrık otu..

 

Kaynak Fatih Mehmet Turhan

Gündem, 01 Ağustos 2024 21:41

Yorumlar (1)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Ednan tunç

Teşekkürler üstad02 Ağustos 2024 21:41
Tüm Yorumları Göster
KAYISIDA MONİLYA HASTALIĞI UYARISI

KAYISIDA MONİLYA HASTALIĞI UYARISI

Doğanşehir  Suçatı Demiryolu Hattına Yüksek Gerilim Verilecek

Doğanşehir Suçatı Demiryolu Hattına Yüksek Gerilim Verilecek

Deprem Haftasında Fırat EDAŞ Ekibinden Gerçeğini Aratmayan Tatbikat

Deprem Haftasında Fırat EDAŞ Ekibinden Gerçeğini Aratmayan Tatbikat

MUSEUM HOTEL İNGİLTERE'NİN KÖKLÜ GAZETESİ THE TIMES'TA

MUSEUM HOTEL İNGİLTERE'NİN KÖKLÜ GAZETESİ THE TIMES'TA

Vali Seddar Yavuz: “Sağlık Çalışanlarımız Fedakârlığın Simgesidir”

Vali Seddar Yavuz: “Sağlık Çalışanlarımız Fedakârlığın Simgesidir”

Hizmet Lokantası’nda Ramazan Bereketi: Başkan Taşkın Vatandaşlarla İftar Yaptı

Hizmet Lokantası’nda Ramazan Bereketi: Başkan Taşkın Vatandaşlarla İftar Yaptı

Altundağ’dan Kurtuluş ve İstiklal Marşı Mesajı

Altundağ’dan Kurtuluş ve İstiklal Marşı Mesajı

Tokat Niksar’da 5.5 Büyüklüğünde Deprem.

Tokat Niksar’da 5.5 Büyüklüğünde Deprem.

Malatya’da Zehir Tacirlerine Operasyon: 7 Şüpheli Tutuklandı

Malatya’da Zehir Tacirlerine Operasyon: 7 Şüpheli Tutuklandı

İstiklâl Marşı Milletimizin Birlik ve Direniş Ruhunu Anlatıyor.

İstiklâl Marşı Milletimizin Birlik ve Direniş Ruhunu Anlatıyor.

Mullakasım Mahallesi’nde Ulaşım Atağı: Yeni Yollar Açılıyor

Mullakasım Mahallesi’nde Ulaşım Atağı: Yeni Yollar Açılıyor

YOL VERME TARTIŞMASI SOPALI SALDIRIYA DÖNÜŞTÜ: 180 BİN TL CEZA

YOL VERME TARTIŞMASI SOPALI SALDIRIYA DÖNÜŞTÜ: 180 BİN TL CEZA

Deprem Bölgesinde Servis Zammı Tepki Çekti: Veliler İsyanda.

Deprem Bölgesinde Servis Zammı Tepki Çekti: Veliler İsyanda.

Büyükşehir Belediye Meclisi Mart Ayı Oturumunu Tamamladı

Büyükşehir Belediye Meclisi Mart Ayı Oturumunu Tamamladı

Veli Ağbaba’dan Kayısı Sektörüne İnceleme Ziyareti

Veli Ağbaba’dan Kayısı Sektörüne İnceleme Ziyareti

Vali Yavuz, “Türkiye Siber Vatan Programı” Öğrencilerine Sertifika Takdim Etti

Vali Yavuz, “Türkiye Siber Vatan Programı” Öğrencilerine Sertifika Takdim Etti

BBP Lideri Destici’den Battalgazi’ye Ziyaret

BBP Lideri Destici’den Battalgazi’ye Ziyaret

YKS’ye Hazırlanan Öğrencilere Büyükşehir’den Tam Destek

YKS’ye Hazırlanan Öğrencilere Büyükşehir’den Tam Destek

MESOB Başkanı Keskin’den Esnafa Nefes Aldıracak Çağrı: APP Plakada Süre Uzatılsın

MESOB Başkanı Keskin’den Esnafa Nefes Aldıracak Çağrı: APP Plakada Süre Uzatılsın

Öğrencilere Deprem ve Yangın Eğitimi Büyükşehir’den

Öğrencilere Deprem ve Yangın Eğitimi Büyükşehir’den

Vali Yavuz: “İstiklal Marşı Milletimizin Bağımsızlık Ruhudur

Vali Yavuz: “İstiklal Marşı Milletimizin Bağımsızlık Ruhudur

Başkan Geçit: “İkizce, Malatya’nın Yükselen Değeri Olacak”

Başkan Geçit: “İkizce, Malatya’nın Yükselen Değeri Olacak”

Unutulan Afiş Vatandaşın Dikkatini Çekti.

Unutulan Afiş Vatandaşın Dikkatini Çekti.

36 Farklı Ülkeden Öğrenciler Başkan Geçit’in İftar Sofrasında Bir Araya Geldi

36 Farklı Ülkeden Öğrenciler Başkan Geçit’in İftar Sofrasında Bir Araya Geldi

Başkan Er’den Gelecek Vurgusu: Malatya’yı Yeniden İnşa Ediyoruz

Başkan Er’den Gelecek Vurgusu: Malatya’yı Yeniden İnşa Ediyoruz

Başkan Er’den MAŞTİ’de Taksici Esnafına Ziyaret

Başkan Er’den MAŞTİ’de Taksici Esnafına Ziyaret

Battalgazi’de Kırsal Mahallelere Ulaşım Hamlesi

Battalgazi’de Kırsal Mahallelere Ulaşım Hamlesi

Eleştiriler İşe Yarıyor: TSO Yönetimi Nihayet Göründü.

Eleştiriler İşe Yarıyor: TSO Yönetimi Nihayet Göründü.

Malatya’da Birlik ve Kardeşliğin Adı: Salih Karademir.

Malatya’da Birlik ve Kardeşliğin Adı: Salih Karademir.

“NEBAHAT” ROMANI İÇİN ANLAMLI BULUŞMA

“NEBAHAT” ROMANI İÇİN ANLAMLI BULUŞMA

Miniklerden Ramazan Şenliği: Erdem Okulu’ndan Anlamlı Etkinlik

Miniklerden Ramazan Şenliği: Erdem Okulu’ndan Anlamlı Etkinlik

Bir Öğretmeni Kaybetmek: Eğitime Adanmış Bir Ömür Sona Erdi

Bir Öğretmeni Kaybetmek: Eğitime Adanmış Bir Ömür Sona Erdi

Başkan Er: “Kadınlar Toplumun En Güçlü Temelidir

Başkan Er: “Kadınlar Toplumun En Güçlü Temelidir

İftar Sofrasında Birlik Mesajı: Başkan Er Meclis Üyeleriyle Buluştu

İftar Sofrasında Birlik Mesajı: Başkan Er Meclis Üyeleriyle Buluştu

Okul Çevrelerinde Sıkı Denetim: “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” Uygulaması Sürüyor

Okul Çevrelerinde Sıkı Denetim: “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” Uygulaması Sürüyor

Çukurdere’de Şüpheli Ölüm: Hurda Toplayan Yaşlı Adam Şantiye Alanında Hayatını Kaybetti

Çukurdere’de Şüpheli Ölüm: Hurda Toplayan Yaşlı Adam Şantiye Alanında Hayatını Kaybetti

Sadıkoğlu ve Hilal Acı’dan 8 Mart’ta Kadınlara Güçlü Mesaj.

Sadıkoğlu ve Hilal Acı’dan 8 Mart’ta Kadınlara Güçlü Mesaj.

Fazilet Erdemir’den Kadın Vurgusu: “Malatya Kadını Güçlendikçe Türkiye Güçlenir”

Fazilet Erdemir’den Kadın Vurgusu: “Malatya Kadını Güçlendikçe Türkiye Güçlenir”

Fedakârlık Hiçe Sayıldı: Akçadağ Odası’nda Skandal Yönetim

Fedakârlık Hiçe Sayıldı: Akçadağ Odası’nda Skandal Yönetim

TSO’da Tek Kişilik Yönetim: Sadıkoğlu Çalışıyor, Diğerleri Nerede?

TSO’da Tek Kişilik Yönetim: Sadıkoğlu Çalışıyor, Diğerleri Nerede?