AVRUPA’NIN GÖZ YUMDUĞU KATLİAM “SREBRENİTCA”


Çocukları Küçük Kurşunla Öldürürler Değil mi Anne?

Sırbistan sınırına 10 km uzaklıkta Boşnak şehri Srebrenica’da yaşayan, adını bilmediğimiz küçüçük bir çocuk sormuş bu soruyu annesine. Ardından da, ne yazık ki, 11 temmuz 1995 tarihinde yapılan katliamda henüz 4 yaşındayken öldürülmüş. Bir çocuk tarafından söylenmiş bu söz bu lanet katliamın acısının boyutunu gözler önüne sermeye yetmez mi?

1995 yılının 11 Temmuz günüydü...        

General Ratko Mladic komutasındaki Sırp birlikleri, Birleşmiş Milletler’in bünyesinde görev yapan Hollandalı  birliklere sığınan sivilleri, 14 yaş üstü Boşnak erkekleri, genç, yaşlı demeden götürdükleri ormanlık alanlarda, dağlarda vahşice ve canice katlederek Avrupa'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşadığı en büyük soykırımı gerçekleştirdi. Sırp askerler, cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak toplu mezarlara gömdüler. Gömerken de toplu mezarların bulunmasında kullanılan uydu resimlerinde manyetik değişkenlik taramasının yapılamaması için mezarların içine bilinçli olarak metal parçaları bıraktılar. Böylesine profesyonelce ve ince hesaplar yapılarak planlanmış bir soykırımda tek bir şeyi hesaba katamadılar; "Mavi Kelebekler..."

“ÖLÜM ÇİÇEKLERİ VE MAVİ KELEBEKLERİN SIRRI!”

Toplu mezarların bulunduğu bölgede cesetlerin toprağı beslemesi sonucunda “Artemis” adında çiçeklerin oluşumu ve çoğalması başladı. Çiçeklerin çoğalmasıyla birlikte sadece bu bitki ile beslenen mavi kelebekler de bölgede hızla çoğaldı. Mavi kelebekler, mezarlarda açan ölüm çiçekleri ile beslenen kanatları mavi renkli  bir kelebek türüdür. Bu kelebekler, Bosna savaşının ve Boşnak halkının acılarının  adeta simgesi haline geldi. Bölgede yapılan araştırmalar sonucunda bu durumun dikkat çekmesi ve yerel basına yansımasıyla halk büyük çaplı araştırmalara katıldı. 

“Bosna Hersek” toplu mezarların bulunması için bir komisyon kurdu. Ve zaman içerisinde bazı bölgelerin jeolojik yapılarının değiştiğini ve mavi kelebeklerin  belirli bölgelerde yaygınlaşması üzerine mavi kelebeklerin olduğu bölgelerde kazı çalışmaları yapılmaya başlandı ve Bosna savaşına ait 300 adet toplu mezar bulundu. Bu Komisyon hala araştırmalarına devam etmektedir. 

Birleşmiş Milletler’in koruması altındaki Srebrenitsa’da 8372 sivil, Temmuz 1995’te katledilirken Aliya İzzetbegoviç, dünyanın sağır ve dilsiz haline karşı şu cümleleri söylemiştir: “Her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanların sözleri değil dostların sessizliği olacaktır.”

Aliyya İzzetbegoviç

Yapılan bu katliam, bu vahşet Dünya insanlık tarihinin en kara en utanç verici sayfalarından biri olarak kayıtlara geçti. 

Toplam 8372 Boşnak sivilinin katledildiği kanlı soykırım “Srebrenitsa Katliamı”bugün aradan 26 yıl geçmiş olmasına rağmen  sadece Bosna Hersek'te değil, tüm dünyada acının ve adalet arayışının sembolü haline gelmiş durumda. Çeyrek asırlık bu soykırım da hala bini aşkın  kayıp kurbanın cesetlerine ulaşılamamış olması da Srebrenitsa yarasının kapanmamasının en büyük sebebi olarak gösteriliyor. 

“Hayvanların parçaladığı insan vücudundan organlar ormanın her yerine dağılmıştı!”

Bosnalı fotoğrafçı Tarık Samarah, Srebrenitsa Katliamı sonrası yaşananları çektiği fotoğraflar ve şahit olduklarıyla insanlığa şu şekilde aktarıyor: “1992-1995 savaşını kuşatma altındaki Saraybosna’da geçirdikten sonra Bosna’nın doğusuna gittim. Saraybosna’da her gün masum sivillerin öldürülmesine tanık olsam da, doğu Bosna dağlarında beni bekleyen görüntülere kesinlikle hazırlıklı değildim.  Hayvanların parçaladığı insan vücudundan organlar ormanın her yerine dağılmıştı. O anda sadece gözlemci olmamam gerektiğini zira böyle bir katliama şahit bir kişinin bilgili ve sorumlu tanık olması gerektiğini anladım.”

Srebrenitsa'da hayatını kaybedenlerin büyük kısmı halen Bosna Hersek'in doğusundaki toplu mezarlarda yatıyor.

26yıl önce bugün, tüm Dünyanın gözleri önünde Srebrenitsa’da insanlık vahşice soykırıma uğratıldı. Sonra da birileri hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam etti. Büyük devletlerin askerleri katillerle boy boy poz verirken bir yandan da İnsan hakları nutukları atılmaya devam edildi. İnsan haklarından en çok bahsedilen bir dönemde  insanlığın katilleri alıkşlanarak ödüllendirildi. Mücadeleyi yalnızca ve yalnızca Srebrenitsa’da eşleri, evlatları, aileleri öldürülen anneler, verdi. Hala gün yüzüne çıkmaya devam eden toplu mezarlar, başka yerlerde bulunan şehitler DNA örneklerinden kimlik tespiti yapılarak her yıl 11 TEMMUZ  da anıt mezara defnediliyorlar. 

İnsanlığı hedef alan bu çeyrek asırlık soykırımı ve bu soykırıma alkış tutanları, göz yumanları unutmadık, unutmayacağız!

Şehitlerimizin ruhu şâd olsun. 

Nazime DUMAN ASLAN 

 

nazdumanaslan@habermalatya44.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Zeliha Seval Özpek | 21 Temmuz 2021 15:37

    İnsanlık tarihinde izi hiç bir dönemde silinmeyecek, boyutu dipsiz olan acılar ve bu acıların mimarlarının karanlık enerjilerinin ağırlığı vardır. SREBRENITCA ‘ katliamı da bu izlerden biridir. Nazime hanım yüreğinize ve kaleminize sağlık, yazınızı göz yaşları içinde okudum. Bu vahşete sessiz kalan her ulusu ve bireyi kendi vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum. Ölen bütün canların ruhları şad olsun. ????????

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Tem

Basın Bayramı

11Tem
03Tem
30Haz

ELMALI DAVASI

19May
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ