‘SON DAKİKA’ ÜLKESİ TÜRKİYE - Nazime Duman Aslan

‘SON DAKİKA’ ÜLKESİ TÜRKİYE


38 İL’DE 163 ORMAN YANGINI! ve mücadelenin tam 8 nci günü. En az 9 vatandaşımız, sayısız canlarımız göz göre göre feci şekilde yaşamını yitirirken, onbinlerce hektar ormanlık arazimiz küle dönerken hala sürmekte olup “söndürülmeyen”, söndürülemeyen
yangınlar nedeniyle, adeta felaketler zincirini yaşıyoruz. 

Ülke tarihimizin en büyük orman yangınlarından biriyle karşı karşıya olduğumuz bu günlerde, büyük ölçüde kontrol sağlanamadığı su götürmez bir gerçek. 8 gündür söndürülemeyen ve giderek daha büyük alanlara, yerleşim merkezlerine sıçrayan orman yangınları için yetersiz kalınınca insanlar sosyal medyadan Global yardım #helpturkey tag'ini açarak dünyadan yardım istemeye başladı. Sonra mı? Sonra bu insanlar vatan haini ilan edildi. Bilirsiniz zaten, ülkemde vatan haini ilan edilmek, ‘Tereyağından kıl çekmek’... Amansızca, acımasız ve insafsızca...  

Tek isteği, Dünyadan yangın söndürme uçaklarının ve diğer desteklerin hızlı bir şekilde gönderilmesi olan bu insanlar; “Bana değmeyen yılan bin yaşasın”, ‘Amannn içinde neyim var ki’ diyerek , seyirci koltuğunda oturup provakatif eylemlere alkış ve çanak tutan, tiniyetsiz ve kifayetsiz%10 luk dilimin içerisinde olmaktansa varsın yardım çağrısında bulundukları için vatan haini olsunlar ne çıkar. 

 Ünlü isimlerin de  destek verdiği kampanyaya  özverili bir açıklama, Dışışleri bakanı sayın Mevlüt ÇAVUŞOĞLU'ndan geldi.  Bakan Mevlüt ÇAVUŞOĞLU;”Biz nasıl yardım ediyorsak, başka ülkelerin de bize yardım etmesine incinmeyiz. Bu gurur vesilesi yapılacak bir durum değildir. Bu bir afettir” dedi.  Saygılarımızla...

*

Gün geçmiyor ki karada, havada, denizde, kentte,  her alanda artık nefes alıp vermeyi bile güçleştiren akıl almaz olaylarla karşılaşmayalım. Bu olaylar zincirine son günlerde  bir yenisi daha eklendi. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden “Afgan göçü”! 
Ellerini  kollarını sallayarak kafileler halinde yurda giriş yapmayı sürdüren  Afganistan’lı genç erkekler...
Yanlarında kadın yok, çocuk yok... “Niçin geldiniz? Nereye gidiyorsunuz? Nasıl geçineceksiniz? Nerede kalacaksınız? Ne yapacaksınız?” diye soran yok!
Milletçe bir aidiyet bağımızın hiçbir zaman olmadığı bu insanların “hayatta kalmak için” örgütleneceklerine, bazılarının suç işleyeceğine ve farklı amaçlara hizmet edeceklerine de hiç şüphe yok...”Allah sonumuzu hayır eylesin”

*

Bir haftadır devam eden yangınlar adeta ciğerlerimizi kavurdu. 
“Ciğerimiz yanıyor” sözünün, yanında yetim ve öksüz kaldığı yangınlar  ve “Son dakika” haberleri artık şaşırtmaz oldu çünkü;  kuvvetle muhtemel yeni bir yerde çıkan orman yangınını ya da büyüyen yangınları haber veriyordur. Böylesi felaketler üç boyutludur: yangının büyüklüğü, söndürme çalışmaları ve ne sebeple ortaya çıktığı. Biri ötekinden beter!

Utanç duyduğumuz hoyrat, acımasız, sevgisiz ve kimliksiz insanlığın bedelini, bitmek tükenmek bilmeyen güç,mevki, makam, para, pul,şan, şöhret hırsının kurbanları olarak yine masum, günahsız canlarımız, insanlarımız ödüyor. 

Göğsümüz daraldı artık! Dilimiz dönmez, kalemimiz  yazmaz, yazamaz oldu... Etimizle kemiğimizle nefret eder olduk bu çağdan...Oysa ki hayatı yaşanır kılan hayallerdir ama hayallere de kibrit çaktılar... 

*

Yangınların nedeni ve yetkililerin yangına müdahalesindeki olası zaafiyetler ile ilgili çok sayıda iddia gündeme geldi ancak; Sabotaj iddiası, "terör şüphesi" ve yakılan alanların yeniden imara açılacağına ilişkin kaygılar da önümüzdeki günlerde net olmamakla birlikte şekillenecektir. 
Elbette ki bu iddialara kanıt teşkil edecek somut bir delil olmadığından ve bu iddiaları doğrulayan resmi bir açıklama da henüz yapılmadığından millet olarak kaygımız, endişemiz ve tepkilerimiz hat safhada!

Türk Hava Kurumu’nun(THK) ve Orman Genel Müdürlüğü’nün(OGM)  bitmek bilmeyen bahanelerini, nakarat'a bağladıkları yalanlarını dile getirerek sizleri sıkmak istemiyorum. Sürecin bu boyutlara taşınarak kamuoyunun yanıltılmasına da asla anlam vermiyorum.
Hoş, “Görünen köy kılavuz istemez.”

*

Ne yazık ki yangınları yangınlar sırasında konuşmak, tıpkı depremleri deprem sırasında konuşmak gibi, hiçbir işe yaramıyor. Yanan yandığıyla, yıkılan yıkıldığıyla kalıyor.Zaman kaybı ve aksine pek çok gerçek dışı bilgi ile toplumsal bilinç kirleniyor. 

*

Türkiye’de hangi dönemlerde orman yangınlarının çıktığı belli. Hassas bölgelerin nereler olduğu bariz belli. Hal böyle olunca iklim krizi denen  sebep buhar olup uçuyor. Yerini  mutlak surette sabotaj ve rant ihtimaline bırakıyor. 

“YİĞİDİ ÖLDÜR HAKKINI YEME”

“Son 7 gün içerisinde 38 ildeki 163 orman yangınından 129'u kontrol altına alındı.”
Yangınlara müdahalede 16 uçak, 9 insansız hava aracı, 52 helikopter, 850 arazöz ve su tankeri, 150 iş makinesi, 13 tır, 129 itfaiye aracı, 11 ekskavatör, 57 ambulans, 16 UMKE aracı kullanılırken 5 bin 200 personel ve 456 sağlık personeli görev yaptı.” diye açıklamalarda bulunan yetkili mercilere: “Elinize emeğinize sağlık,  Allah razı olsun ... “ diyelim ne diyelim. Ama yeterli mi ? DEĞİL! Yeterli değil işte!

*

Bugün hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yapılmamış ,hiçbir can ölmemiş ve herşey yolundaymış gibi mi davranacağız? 
Güleceğiz, eğleneceğiz öyle mi?YAPMAYIN! 
ALLAH AŞKINA YAPMAYIN!
Millet olarak bu ülkenin kaygısını taşıyorsak,bu memleket gerçekten ama gerçekten bizimse; havasına, suyuna, taşına,toprağına, insanına  ve itibarına sahip çıkalım!

Nazime  DUMAN ASLAN

sazan23@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • YUSUF | 05 Ağustos 2021 12:18

    Eyvallah kıymetli hocam....Çok güzeldi...

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Ağs

‘SON DAKİKA’ ÜLKESİ TÜRKİYE

24Tem

Basın Bayramı

11Tem
03Tem

Önce

30Haz

ELMALI DAVASI