'Yeni Camii' için Vakıflar Bölge Müdürlüğünden Açıklama.

Deprem de zarar gören Yeni Camiide süren restorasyon çalışmaları hakkında bilgilendirme yapıldı.

PAYLAŞ

Kamuoyunun Yeni Cami ile ilgili taleplerini anlayışla karşıladığımızı ancak konunun kamuoyu nezdinde daha iyi anlaşılması için bazı bilgiler vermek isteriz.

24 Ocak 2020 tarihinde bölgemizde yaşanan depremde maalesef 41 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Ben depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allahtan Rahmet diliyorum. Bu depremde ayrıca sivil mimari (konutlar, okullar  ) ve birçok kültür varlığımız da hasar görmüştür. Devletimiz depremin yaşandığı ilk günden itibaren sahaya inerek vatandaşlarımızın yarasını sarmaya başlamıştır. Bizler de Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak depremin olduğu ilk andan itibaren mesai arkadaşlarımızla beraber müdürlüğümüz sorumluluğunda ki tüm kültür varlıklarımızda oluşan hasarları 3 gün gibi kısa süre içerisinde tespit ederek raporladık. Ayrıca hasarlı yapıların statik açıdan da ele alınması gerektiğinden Genel Müdürlüğümüzden uzman personel talebinde bulunulmuş, gelen uzman personel ile birlikte müdürlüğümüz personelleri tüm hasarlı yapılarımız tekrar incelenerek ayrı ayrı raporlar hazırlanmıştır. Bu rapor doğrultusunda bazı yapılarımızda öncelikle artçı depremlere karşı önlem alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Bunun üzerine acil eylem kapsamında artçı depremlere karşı özellikle Yeni Cami ve Ulu Cami gibi yapılarda gerekli önlemlerin alınması için ihale edilmiş ve yapılarda bir dizi çökmelere, yıkılmalara karşı önlemler alınmıştır. Daha sonra yaşamış olduğumuz artçı depremlerde de yaptığımız bu çalışmalarının ne kadar yerinde olduğu görülmüştür.

Bu süreçlerin tamamlanması akabinde Malatya merkezde bulunan Yeni Cami için 23.03.2020 tarihinde proje ihalesi yapılarak Rölöve, Restorasyon, Statik, Mekanik ve Elektrik projelerinin hazırlanması safhasına geçilmiştir.

Bu safhada projelere alt zemin oluşturulması için camide yer yer sıva raspası ve zeminde temel seviyesine inilmesi gibi bazı çalışmalar yapılmış, ayrıca yapının ve konunun önemi sebebiyle Aksaray Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve öğretim görevlilerinden de destek alınmıştır. İlgili hocalar yapıyı yerinde inceleyerek bir deprem raporu ve ne gibi müdahaleler yapılması yönünde bir öneri raporu hazırlanmıştır. Bu raporlar doğrultusunda taş dayanım gücünün test edilmesi ve bazı malzeme analizleri yapılması gerekmiş ancak pandemi sebebiyle üniversiteler ve bünyesindeki laboratuvarların kapalı olması sonucunda Genel Müdürümüz Sayın Burhan ERSOY’a bildirilmiş Genel Müdürümüz Ankara Üniversitesi rektörü ile görüşerek laboratuvar açılması sağlanarak burada analizler yapılmıştır. Tüm bu veriler ışığında ve Yeni Caminin tüm boyutları ölçülerek hazırlanan Rölöve, aslını bozmayacak şekilde onarılmasına yönelik hazırlanan Restorasyon ve diğer projeler hazırlanarak 22.07.2020 tarihinde kurumumuza teslim edilmiştir. Aynı gün tüm projeler Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna gönderilmiş orada yapılan incelemeler neticesinde 26.08.2020 tarihinde kurul tarafından onaylanmıştır.

Kurulunun projeleri onayladıktan sonra inşaat maliyet çalışmaları yapılarak 29.08.2020 tarihinde Genel Müdürlüğümüzden ödenek talebinde bulunulmuş alınan onay akabinde Yeni Cami Restorasyonu ve onarımı için ihale süreci başlatılmıştır. 25.09.2020 tarihinde ihalesi yapıldıktan sonra yasal süreçler beklenilmiş ve 13.10.2020 tarihinde yüklenici firmaya yer teslimi yapılarak Restorasyon süreci başlanılmıştır. Dolayısıyla söz konusu restorasyon süreci yaklaşık 4 aydır devam etmektedir.

Normal Restorasyon süreçlerinde önceden projeler hazırlanır kurul onayı alındıktan sonra ihalesi yapılır ve yer teslimi yapıldıktan sonra cami ibadete kapatılarak çalışmalara öyle başlanılırdı. Ancak deprem sebebiyle hasar gören tüm camilerimiz acilen ibadete kapatılmış, restorasyon için gerekli projeler, projelerin onaylanması, ihale için onayı alınması ve ihale süreçleri gibi tüm süreçler camilerimiz ibadete kapalı olduğu dönemde yapılmıştır.

 

Bugün geldiğimiz noktada Yeni Caminin doğu ve batısında yer alan payandaların onarımına devam edilmektedir. Batıdaki payandalar bitmek üzere doğudakiler ise %50 seviyesindedir. Ayrıca kalem işi süslemelerin eskizleri çıkartılmış sıva raspaları yapılmıştır. Duvarda bir metre arayla delikler açılarak enjeksiyon yapılmış ve duvarların güçlendirilmesi tamamlanmıştır. Derz açmaları yapılmış ve yeni derzler yapılmıştır. Güvenlik askı iskele kurulumu çalışmaları devam etmekte olup, akabinde üst örtü ile ilgili çalışmalara başlanacaktır.

Üst örtüde hasar var hepsinin söküp yeniden yapalım demek işin kolayına kaçmak olur. En az müdahale ile en iyi sonucu elde etmemiz lazım. Ayrıca mesele yapıya makyaj yapmak değil yapının özgün haliyle ömrünün uzatmak için deprem vb. afetlere karşı güçlendirmede yapıyoruz.

Kültür varlıklarının onarım süreç aşamaları yeni bina inşası süreçlerinden farklı ve daha fazla prosedür aşaması vardır. Bunun nedeni ise önemli olan tarihi yapıların aslına uygun bir vaziyette ve tarihi dokusuna zarar vermeden onarılmasının sağlanması ve oluşabilecek hataların önüne geçilmesi içindir.

Ayrıca şunu belirtmek isterim nereye bakarsanız bakın Avrupa’da, Amerika’da, Asya’da da restorasyon süreçlerinin bu kadar kısa sürede bitmediğini göreceksiniz. Bu anlamda internet arama motoruna, Restorasyon çalışmaları veya biten restorasyonlar diye yazdığınızda bununla ilgili birçok örnek karşınıza çıkacaktır. Bunları belirtmemin sebebi ise konunun daha iyi anlaşılması sağlamaya yöneliktir. Bizler konunun hassasiyetini farkında olduğumuzu bu doğrultuda birer emanetçi olarak ecdadın ve vakfedenlerin emanetlerine sahip çıkarak vakfedenlerin amel defterlerinin açık kalması için Ezanı Muhammediye ve Tekbir seslerinin tekrardan camimizde yankılanması için gayret ve özenle çalışıyoruz.

Restorasyonun hassasiyetini dile getirmek için Milli Şairimiz Mehmet Akif’in bir sözünü söylemek isterim ‘‘ Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma, kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman’’ hamdolsun bugün bu gücümüz var ancak Sinanların Süleymanların emanetlerine halel getirmeden aslına uygun ve aslını bozmayacak şekilde çalışıyoruz.

Yapılan tüm çalışmalar ve yapılacak olan çalışmalar hakkında dileyen arkadaşlara tüm detayların anlatıldığı bir bilgi notu verebiliriz. Bu anlamda konuya hassasiyet gösteren tüm vatandaşlarımıza ve sizlere teşekkür eder saygılarımı sunarım.

 

Kıymetli Basın Mensupları;

Kamuoyunun Yeni Cami ile ilgili taleplerini anlayışla karşıladığımızı ancak konunun kamuoyu nezdinde daha iyi anlaşılması için bazı bilgiler vermek isteriz.

24 Ocak 2020 tarihinde bölgemizde yaşanan depremde maalesef 41 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Ben depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allahtan Rahmet diliyorum. Bu depremde ayrıca sivil mimari (konutlar, okullar  ) ve birçok kültür varlığımız da hasar görmüştür. Devletimiz depremin yaşandığı ilk günden itibaren sahaya inerek vatandaşlarımızın yarasını sarmaya başlamıştır. Bizler de Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak depremin olduğu ilk andan itibaren mesai arkadaşlarımızla beraber müdürlüğümüz sorumluluğunda ki tüm kültür varlıklarımızda oluşan hasarları 3 gün gibi kısa süre içerisinde tespit ederek raporladık. Ayrıca hasarlı yapıların statik açıdan da ele alınması gerektiğinden Genel Müdürlüğümüzden uzman personel talebinde bulunulmuş, gelen uzman personel ile birlikte müdürlüğümüz personelleri tüm hasarlı yapılarımız tekrar incelenerek ayrı ayrı raporlar hazırlanmıştır. Bu rapor doğrultusunda bazı yapılarımızda öncelikle artçı depremlere karşı önlem alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Bunun üzerine acil eylem kapsamında artçı depremlere karşı özellikle Yeni Cami ve Ulu Cami gibi yapılarda gerekli önlemlerin alınması için ihale edilmiş ve yapılarda bir dizi çökmelere, yıkılmalara karşı önlemler alınmıştır. Daha sonra yaşamış olduğumuz artçı depremlerde de yaptığımız bu çalışmalarının ne kadar yerinde olduğu görülmüştür.

Bu süreçlerin tamamlanması akabinde Malatya merkezde bulunan Yeni Cami için 23.03.2020 tarihinde proje ihalesi yapılarak Rölöve, Restorasyon, Statik, Mekanik ve Elektrik projelerinin hazırlanması safhasına geçilmiştir.

Bu safhada projelere alt zemin oluşturulması için camide yer yer sıva raspası ve zeminde temel seviyesine inilmesi gibi bazı çalışmalar yapılmış, ayrıca yapının ve konunun önemi sebebiyle Aksaray Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve öğretim görevlilerinden de destek alınmıştır. İlgili hocalar yapıyı yerinde inceleyerek bir deprem raporu ve ne gibi müdahaleler yapılması yönünde bir öneri raporu hazırlanmıştır. Bu raporlar doğrultusunda taş dayanım gücünün test edilmesi ve bazı malzeme analizleri yapılması gerekmiş ancak pandemi sebebiyle üniversiteler ve bünyesindeki laboratuvarların kapalı olması sonucunda Genel Müdürümüz Sayın Burhan ERSOY’a bildirilmiş Genel Müdürümüz Ankara Üniversitesi rektörü ile görüşerek laboratuvar açılması sağlanarak burada analizler yapılmıştır. Tüm bu veriler ışığında ve Yeni Caminin tüm boyutları ölçülerek hazırlanan Rölöve, aslını bozmayacak şekilde onarılmasına yönelik hazırlanan Restorasyon ve diğer projeler hazırlanarak 22.07.2020 tarihinde kurumumuza teslim edilmiştir. Aynı gün tüm projeler Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna gönderilmiş orada yapılan incelemeler neticesinde 26.08.2020 tarihinde kurul tarafından onaylanmıştır.

Kurulunun projeleri onayladıktan sonra inşaat maliyet çalışmaları yapılarak 29.08.2020 tarihinde Genel Müdürlüğümüzden ödenek talebinde bulunulmuş alınan onay akabinde Yeni Cami Restorasyonu ve onarımı için ihale süreci başlatılmıştır. 25.09.2020 tarihinde ihalesi yapıldıktan sonra yasal süreçler beklenilmiş ve 13.10.2020 tarihinde yüklenici firmaya yer teslimi yapılarak Restorasyon süreci başlanılmıştır. Dolayısıyla söz konusu restorasyon süreci yaklaşık 4 aydır devam etmektedir.

Normal Restorasyon süreçlerinde önceden projeler hazırlanır kurul onayı alındıktan sonra ihalesi yapılır ve yer teslimi yapıldıktan sonra cami ibadete kapatılarak çalışmalara öyle başlanılırdı. Ancak deprem sebebiyle hasar gören tüm camilerimiz acilen ibadete kapatılmış, restorasyon için gerekli projeler, projelerin onaylanması, ihale için onayı alınması ve ihale süreçleri gibi tüm süreçler camilerimiz ibadete kapalı olduğu dönemde yapılmıştır.

 

Bugün geldiğimiz noktada Yeni Caminin doğu ve batısında yer alan payandaların onarımına devam edilmektedir. Batıdaki payandalar bitmek üzere doğudakiler ise %50 seviyesindedir. Ayrıca kalem işi süslemelerin eskizleri çıkartılmış sıva raspaları yapılmıştır. Duvarda bir metre arayla delikler açılarak enjeksiyon yapılmış ve duvarların güçlendirilmesi tamamlanmıştır. Derz açmaları yapılmış ve yeni derzler yapılmıştır. Güvenlik askı iskele kurulumu çalışmaları devam etmekte olup, akabinde üst örtü ile ilgili çalışmalara başlanacaktır.

Üst örtüde hasar var hepsinin söküp yeniden yapalım demek işin kolayına kaçmak olur. En az müdahale ile en iyi sonucu elde etmemiz lazım. Ayrıca mesele yapıya makyaj yapmak değil yapının özgün haliyle ömrünün uzatmak için deprem vb. afetlere karşı güçlendirmede yapıyoruz.

Kültür varlıklarının onarım süreç aşamaları yeni bina inşası süreçlerinden farklı ve daha fazla prosedür aşaması vardır. Bunun nedeni ise önemli olan tarihi yapıların aslına uygun bir vaziyette ve tarihi dokusuna zarar vermeden onarılmasının sağlanması ve oluşabilecek hataların önüne geçilmesi içindir.

Ayrıca şunu belirtmek isterim nereye bakarsanız bakın Avrupa’da, Amerika’da, Asya’da da restorasyon süreçlerinin bu kadar kısa sürede bitmediğini göreceksiniz. Bu anlamda internet arama motoruna, Restorasyon çalışmaları veya biten restorasyonlar diye yazdığınızda bununla ilgili birçok örnek karşınıza çıkacaktır. Bunları belirtmemin sebebi ise konunun daha iyi anlaşılması sağlamaya yöneliktir. Bizler konunun hassasiyetini farkında olduğumuzu bu doğrultuda birer emanetçi olarak ecdadın ve vakfedenlerin emanetlerine sahip çıkarak vakfedenlerin amel defterlerinin açık kalması için Ezanı Muhammediye ve Tekbir seslerinin tekrardan camimizde yankılanması için gayret ve özenle çalışıyoruz.

Restorasyonun hassasiyetini dile getirmek için Milli Şairimiz Mehmet Akif’in bir sözünü söylemek isterim ‘‘ Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma, kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman’’ hamdolsun bugün bu gücümüz var ancak Sinanların Süleymanların emanetlerine halel getirmeden aslına uygun ve aslını bozmayacak şekilde çalışıyoruz.

Yapılan tüm çalışmalar ve yapılacak olan çalışmalar hakkında dileyen arkadaşlara tüm detayların anlatıldığı bir bilgi notu verebiliriz. Bu anlamda konuya hassasiyet gösteren tüm vatandaşlarımıza ve sizlere teşekkür eder saygılarımı sunarım.

 

 

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN