Malatya’da Tek Aday Tartışması: Hani Hak, Hukuk, Adalet?
Hani Hak, Hukuk, Adalet? Malatya’da Üç Adaydan Tek Adaya Düşen Yarışta Gözler Veli Ağbaba’da!
Yeni Parti Malatya teşkilatında il başkanlığı seçimi öncesinde yaşanan gelişmeler, parti içi demokrasi tartışmalarını beraberinde getirdi. Başlangıçta üç ismin yarışması beklenirken Basri İlhan’ın ön seçime tek aday olarak girecek olması, “Üyelerin iradesi mi belirleyici olacak, yoksa karar çoktan mı verildi?” sorusunu gündeme taşıdı. Gözler şimdi Veli Ağbaba’nın bu tartışmalara nasıl yanıt vereceğinde.
Malatya siyasetinde yine tanıdık bir tartışma, bu kez yeni bir siyasi adresin kapısında kendisini gösteriyor. Yeni Parti’nin Malatya il başkanlığı için önce üç adayın yarışması bekleniyordu. Ancak süreç içerisinde Hasan Değirmenci ve Hulusi Porgalı’nın yarıştan çekilmesiyle Basri İlhan’ın tek aday olarak ön seçime gireceği açıklandı. Yerel basına yansıyan haberlerde, İlhan’ın adaylığı öncesinde Veli Ağbaba ile görüşmeler yaptığı ve teşkilat desteğini arkasına aldığı belirtildi.
Peki, burada asıl mesele kimin il başkanı olacağı mı, yoksa o koltuğa kimin, hangi süreçle geleceği mi?
Üç aday nerede, rekabet nerede?
Demokrasi, yalnızca sandığın kurulmasıyla değil, sandığa giden yolun da açık ve adil olmasıyla anlam kazanır. Bir siyasi partide üç isim adaylık iddiasıyla ortaya çıkıyor, ardından süreç tek adaylı bir yarışa dönüşüyorsa kamuoyunun soru sorması kadar doğal bir şey olamaz.
Elbette adayların çekilmesi kendi tercihleri olabilir. Birden fazla adayın ortak bir isim üzerinde uzlaşması da siyasetin olağan süreçleri arasında yer alabilir. Ancak bu kararların nasıl alındığı, adayların neden çekildiği ve üyelerin gerçekten özgür bir tercih yapıp yapamayacağı açıkça anlatılmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca bir ismin seçilmesi değil, diğer isimlerin neden yarış dışında kaldığının da kamuoyuna açıklanmasıdır.
Yoksa seçim günü sandık kurulacak ama seçimin heyecanı, rekabeti ve anlamı daha sandığa gidilmeden mi bitecek?
Sandık kurulmadan zafer havası neden?
Bir siyasi partide tek adayın bulunması, tek başına demokrasiye aykırılık anlamına gelmez. Ancak adaylık sürecinin başından itibaren oluşan görüntü, üyelerde “Acaba karar zaten verildi mi?” kuşkusuna yol açıyorsa bunun cevabını vermek parti yönetiminin sorumluluğundadır.
Üyelerin iradesi gerçekten esas alınıyorsa yapılması gereken çok basit: Süreci şeffaf yürütmek, adayların çekilme gerekçelerini açıklığa kavuşturmak ve sandıktan çıkacak sonuca saygı göstermek.
Aksi durumda kamuoyunun aklında şu soru kalır: Seçim, üyelerin karar vermesi için mi yapılıyor, yoksa önceden şekillenen kararın onaylanması için mi?
Siyasette koltuklar kişilere ait değildir. Parti teşkilatları da hiçbir siyasetçinin şahsi mülkü değildir. Üyelerin emeğiyle büyüyen bir yapıda kararın meşruiyeti, yalnızca güçlü isimlerin desteğiyle değil, üyelerin özgür iradesiyle sağlanır.
Veli Ağbaba’ya açık soru: Demokrasi söylemi sandıkta da geçerli mi?
Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın Basri İlhan’la görüştüğü ve adaylığını desteklediği yönündeki iddialar yerel basına yansıdı. Ancak bu temasların adayların çekilme kararlarında belirleyici olup olmadığı, mevcut bilgilerle kesin olarak söylenemez.
Tam da bu nedenle kamuoyunun yanıt beklediği sorular var:
- Başlangıçta adaylıklarını açıklayan isimler neden yarıştan çekildi?
- Tek aday üzerinde uzlaşma nasıl sağlandı?
- Parti üyeleri, farklı adaylar arasında tercih yapma imkânına sahip olmalı mı?
- Veli Ağbaba, bu süreçte üyelerin özgür iradesinin korunması için nasıl bir tutum aldı?
Sayın Ağbaba, mesele yalnızca bir il başkanının belirlenmesi değil; yeni bir siyasi anlayışın nasıl inşa edileceğidir. Demokrasi, yalnızca rakip siyasi partilere yöneltilen eleştirilerde değil, insanın kendi partisinin kapısından içeri girdiğinde de geçerli olmalıdır.
Başkasının siyasetini eleştirirken demokrasi istemek kolaydır. Asıl sınav, kendi teşkilatında farklı seslere ne kadar alan açıldığıdır.
Adalet, hak, hukuk… Peki, parti içinde?
Siyasi partiler topluma adalet ve hukuk vaat ediyorsa önce kendi iç işleyişlerinde güven vermelidir. Üyeler kendilerini yalnızca alınan kararları onaylayan kişiler olarak değil, kararları belirleyen gerçek irade olarak görmelidir.
Tek adaylı seçimler bazen uzlaşmanın sonucu olabilir. Fakat uzlaşma ile dayatma arasındaki farkı belirleyen şey, sürecin ne kadar şeffaf ve özgür olduğudur.
Malatya kamuoyu da tam olarak bunu bilmek istiyor: Üç adayla başlaması beklenen yarışın tek adaya düşmesinin arkasında ne var? Bu, gönüllü bir uzlaşma mı, yoksa parti içindeki ağırlıkların şekillendirdiği bir süreç mi?
Bu sorulara açık yanıt verilmeden, yalnızca sandığın kurulacağını söylemek bütün tartışmaları bitirmeye yetmez.
Koltukların değil, üyelerin sözü geçsin!
Yeni Parti Malatya teşkilatının önündeki sınav, bir il başkanını belirlemekten çok daha fazlası. Sınav, üyelerin iradesine duyulan saygının ne ölçüde gerçek olduğunu gösterecek.
Kimse belirli bir adayın kazanmasına karşı çıkmak zorunda değil. Ancak herkes, seçimlerin adil ve şeffaf yapılmasını istemekte haklıdır.
Çünkü demokrasi, kazananın önceden belli olduğu izlenimini veren bir yarıştan ibaret değildir. Demokrasi, üyelerin hiçbir baskı altında kalmadan karar verebildiği, farklı adayların kendilerini ifade edebildiği ve sonucun tartışmasız biçimde meşruiyet kazandığı bir süreçtir.
Veli Ağbaba’ya son soru: Yeni Parti’de gerçekten yeni bir siyaset mi kuruluyor, yoksa yalnızca tabelalar mı değişiyor?
Malatya’nın üyeleri figüran, sandık da dekor değildir. O sandıkta kimin kazanacağına karar verecek olan, kişisel ağırlıklar veya siyasi kulisler değil, üyelerin özgür iradesi olmalıdır.
Aksi hâlde demokrasi söylemi kürsüde alkış alır; ama teşkilatın kapısından içeri girdiğinde ilk sınavını kaybeder.
Yeni Parti diyorsak yeni bir anlayış, yeni kadrolar ve yeni bir heyecan da görmek istiyoruz.
İlçelerde yıllardır aynı yüzler, benzer söylemler ve değişmeyen siyasi alışkanlıklar konuşuluyorsa vatandaşın “Peki, değişen ne oldu?” diye sorması son derece doğal değil mi?
Elbette tecrübeli isimlerin siyasette yer alması başlı başına bir sorun değildir. Ancak tecrübenin yanında yenilenme, genç kadrolara fırsat verme, farklı sesleri dinleme ve sahada karşılığı olan bir teşkilat anlayışı da gereklidir.
Yeni bir siyasi hareketin en büyük sınavı, yalnızca yeni bir tabela asmak değil, eski alışkanlıkları geride bırakıp bırakamadığıdır.
YENİ PARTİ, YENİ İSİMLER, GERÇEK BİR YENİLENME!
Malatya artık yalnızca yeni isimler değil, yeni bir siyaset anlayışı görmek istiyor. Peki, Yeni Parti bu beklentiye nasıl cevap verecek?
Kongre günü yaklaştıkça gözler adaylarda, teşkilatlarda ve verilecek kararlarda olacak. Asıl belirleyici olan ise kongreden sonra Malatya’nın ilçelerinde neyin değişeceği olacak.
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Siyaset kategorisindeki diğer haberler

Gücümüz Örgütümüz, Hedefimiz İktidar!” Basri İlhan Adaylığını Açıkladı.

Mazbatasız Vekil Gibi Vatandaşın Yanında: Burhan Kılıç’tan Malatya Mesa…

Edebali’den Siyasi Duruş Vurgusu: Koltuk Geçer, Duruş Kalır.

CHP Malatya’da 13 İlçe Başkanından Birlik ve Beraberlik Mesajı.

Sevgi Makamla Değil, Gönülle Kazanılır: Turgay Şengönül Gençlerin Sevgi…



