BIST11.483
DOLAR50,07
EURO55,96
ALTIN6.558
BITCOIN3.807.960
10° MALATYA
reklam
Gündem

Malatya'nın Siyasetine, Belediyelerine ve STK'larına Kırık Not! Şehir Milliyetçiliği Nerede?

İktidara da Muhalefete de Aynı Not: Malatya Sınıfta Kaldı!

06 Kasım 2026 307 okunma 4 dk okuma
FB_IMG_1793968717704
FB_IMG_1793968717704
MALATYA’DA ŞEHİR MİLLİYETÇİLİĞİ SINIFTA KALDI! VEKİLLERDEN BELEDİYELERE, STK’LARDAN ODALARA KADAR HERKESİN NOTU KIRIK!

MAGİNDER 

Başkanı Salih Karademir’in gündeme taşıdığı sorunlar, Malatya’nın deprem sonrası kaybettiği fırsatları ve şehrin sahipsiz bırakılan meselelerini yeniden tartışmaya açtı. İktidarına, muhalefetine, milletvekillerine, belediye başkanlarına, oda başkanlarına ve STK’lara sorulması gereken soru açık: Malatya için kim, ne yaptı?

Malatya’da artık kimsenin hamasi nutuklarla, süslü açıklamalarla ve sosyal medya paylaşımlarıyla kamuoyunun karşısına çıkmasına gerek yok. Çünkü bu şehrin ihtiyacı reklam değil, mücadele; protokol fotoğrafı değil, sonuç; koltuk hesabı değil, şehir adına ortaya konulacak ortak iradedir.

MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’in dikkat çektiği meseleler, Malatya’nın yıllardır bir türlü aşamadığı en büyük sorunlardan birini yeniden gözler önüne seriyor: Şehir milliyetçiliği!

Malatya’da herkes kendi siyasi hesabının, kendi makamının, kendi kurumunun ve kendi çevresinin peşinde koşarken şehrin ortak menfaatleri ne yazık ki arka sıralara itildi. İktidar ayrı telden çaldı, muhalefet ayrı telden konuştu. Milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları aynı masa etrafında Malatya’nın geleceği için güçlü bir irade ortaya koyamadı.

Peki sonuç ne oldu?

Depremle büyük yara alan Malatya, yeniden ayağa kalkmak için önüne gelen tarihi fırsatların ne kadarını değerlendirebildi?

ELAZIĞ DEPREMİ FIRSATA ÇEVİRDİ, MALATYA NEDEN AYNI BAŞARIYI GÖSTEREMEDİ?

2020 yılında deprem yaşayan Elazığ, deprem sonrası süreci şehrin ihtiyaçlarını gündeme taşıma ve yatırımları hızlandırma açısından önemli bir fırsata dönüştürdü. Elbette her şehrin şartları farklıdır. Ancak asıl mesele, o şehrin yöneticilerinin ve temsilcilerinin ortak hareket etme becerisidir.

Malatya’da ise deprem sonrasında ortaya çıkan büyük yeniden yapılanma sürecinde şehir adına güçlü, kararlı ve ortak bir siyasi baskı oluşturulabildi mi?

Milletvekillerimiz iktidarıyla muhalefetiyle bir araya gelip Malatya’nın hakkını aynı kararlılıkla savunabildi mi?

Yoksa herkes kendi siyasi hanesine yazılacak başarıların hesabını mı yaptı?

KÖY EVLERİ YAPILDI, PEKİ AHIR VE DEPOLAR NEREDE?

Salih Karademir’in dikkat çektiği önemli konulardan biri de kırsal konutlar.

Malatya’da yaklaşık 17 bin köy konutunun inşa edildiği ifade edilirken, Maraş ve Adıyaman’da yapılan köy evlerinde ahır ve depo gibi tamamlayıcı yapıların çok daha yaygın olduğu yönündeki değerlendirmeler de gündeme geliyor.

Malatya’da ise bu imkânların çok sınırlı kaldığı, oranının yüzde 5 civarında olduğu iddia ediliyor.

Peki Malatya’nın milletvekilleri bu konuyu ne kadar takip etti? Köylünün hayvancılıkla uğraştığını, deposuna, ahırına ihtiyaç duyduğunu anlatmak için kim kapı kapı dolaştı? Hangi vekil bu konuda güçlü bir girişimde bulundu?

Milletvekilliği yalnızca açılışlarda kurdele kesmek, törenlerde ön sırada oturmak ve sosyal medyada fotoğraf paylaşmak değildir. Milletvekilliği, gerektiğinde Ankara’da bakanlıkların kapısını aşındırmak, şehrin hakkını masaya yumruğunu vurarak savunmaktır.

HIZLI TREN, VİYADÜK, KAVŞAKLAR… MALATYA NEDEN HEP BEKLEMEDE?

Malatya’nın ulaşım sorunları da artık ertelenmekten yoruldu.

Hızlı tren projesinde Malatya’nın konumu ve takvimi ne olacak? Viyadük çalışmalarına neden hâlâ başlanmadı? Şehrin trafik yükünü hafifletecek kavşak düzenlemeleri neden istenen seviyeye ulaşmadı?

Bu soruların muhatabı yalnızca iktidar milletvekilleri değil. Muhalefet milletvekilleri de bu şehrin sorunlarını gündemde tutmak, takip etmek ve çözüm için baskı oluşturmak zorunda.

Malatya’nın hakkını savunmak için siyasi rozetleri bir kenara bırakmak bu kadar mı zor?

KAYISI, TURİZM VE ORGANİZE SANAYİ: MALATYA'NIN GELECEĞİ NEREDE?

Dünyaya nam salmış Malatya kayısısı hak ettiği ekonomik değeri bulabiliyor mu? Üretici emeğinin karşılığını alabiliyor mu? Kayısıda markalaşma, ihracat, pazarlama ve katma değer konusunda yeterli mücadele veriliyor mu?

Malatya turizmi için ortaya konulan somut projeler nerede? Şehir depremden sonra turizm potansiyelini nasıl değerlendirecek? Tarihi ve kültürel değerlerimizi tanıtmak için kim ne yapıyor?

Organize Sanayi Bölgesi neden daha güçlü yatırımların, daha fazla istihdamın ve daha büyük üretim hedeflerinin merkezi hâline getirilemiyor?

Bunlar bir kişinin, bir partinin veya bir kurumun meselesi değil. Bunlar Malatya’nın geleceğini belirleyecek meselelerdir.

STK'LAR, ODALAR VE SİYASETİN TÜM AKTÖRLERİNE AYNI SORU: NEREDEYDİNİZ?

Şimdi not verme zamanı!

Hükümetin, bakanların, iktidar ve muhalefet milletvekillerinin, büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının, seçilmiş bütün yerel yöneticilerin, oda başkanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının Malatya için ortaya koyduğu performans ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Üstelik bu değerlendirme siyasi kimliğe göre yapılmamalıdır.

İktidardaki başarısızlığa başka, muhalefetteki sessizliğe başka mazeret üretilmemelidir. Belediye başkanının partisine bakılarak not verilmemeli, milletvekilinin siyasi yakınlığına göre eleştiri değiştirilmemelidir.

Malatya'nın menfaatleri söz konusu olduğunda herkes aynı sınava tabi tutulmalıdır.

Çünkü bu şehirde koltuklar doldu, makamlar dağıtıldı, ziyaretler yapıldı, toplantılar düzenlendi. Ancak Malatya'nın ortak meseleleri için gereken güçlü birliktelik bir türlü oluşturulamadı.

ARTIK MAKAM DEĞİL, MALATYA SEVDASI GÖSTERİLSİN!

Salih Karademir'in gündeme taşıdığı eleştiriler, aslında Malatya'nın yıllardır beklediği bir yüzleşmenin kapısını aralıyor.

Şehrin yöneticileri birbirleriyle yarışmak yerine hizmette yarışsaydı, milletvekilleri siyasi ayrılıkları bir kenara bırakıp ortak hareket edebilseydi, STK'lar ve odalar yalnızca açıklama yapmakla yetinmeyip güçlü bir takip mekanizması oluşturabilseydi bugün Malatya çok daha farklı bir noktada olabilirdi.

Ama ne yazık ki Malatya'da şehir milliyetçiliği söylemde kaldı, ortak mücadele ise çoğu zaman kâğıt üzerinde!

Şimdi herkes kendisine şu soruyu sormalı:

Elazığ kendi depreminden sonra fırsatları değerlendirmeye çalışırken Malatya neden hâlâ aynı sorunları konuşuyor? Hızlı tren, viyadük, kavşak, kayısı, turizm, sanayi ve kırsal konutların eksikleri neden hâlâ gündemimizde?

Malatya'nın artık yeni vaatlere değil, hesap verebilen yöneticilere ihtiyacı var.

Bu şehrin insanı alkış değil, hizmet bekliyor. Fotoğraf değil, eser istiyor. Bahane değil, sonuç istiyor.

Ve artık kimsenin siyasi kimliğinin arkasına saklanarak eleştiriden kaçma lüksü yok.

Çünkü Malatya'nın kaybedecek bir günü daha yok!

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

Gündem kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.