TSO Seçimleri Yaklaşırken Eski Senaryolar Yine Sahnede! Ticaretin Seçimine Siyasetin Gölgesi mi Düşüyor?
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken, şehrin en önemli ekonomik kurumlarından birinin geleceğini belirleyecek yarış, ne yazık ki yine kulislerin, hesapların ve güç gösterilerinin gölgesinde konuşulmaya başlandı.
Kulislerde dolaşan iddialara bakılırsa daha sandık kurulmadan bazı çevreler safını belirlemiş durumda. Kimin kimi desteklediği, hangi grubun hangi adayın yanında yer alacağı konuşuluyor. Doğrulanmamış olsa da bu söylentilerin bile gündemi meşgul etmesi, seçimlerin nasıl bir atmosferde geçeceğinin sinyalini veriyor.
Oysa Ticaret ve Sanayi Odası, siyasi partilerin arka bahçesi değildir. Burası iş insanlarının ortak evidir. Burada yarışması gereken; projeler, vizyon, üretim, ihracat ve yatırım olmalıdır. Fakat her seçim döneminde aynı tabloyla karşılaşılması, "Acaba yine ticaret mi konuşulacak, yoksa siyaset mi?" sorusunu akıllara getiriyor.
Ne yazık ki bazı çevreler, oda seçimlerini adeta bir nüfuz yarışına çevirmeye çalışıyor. Seçim sandığına gitmesi gereken irade, kulis masalarında şekillendirilmeye çalışıldığı izlenimi oluşturuyor. Eğer bu iddialar doğruysa, bundan en büyük zararı Malatya iş dünyası görecektir.
Siyasetçilerin görevi oda yönetimi belirlemek değildir. Sivil toplum kuruluşlarının görevi de üyeler adına karar vermek değil, üyelerinin özgür iradesine saygı göstermektir. Kimse yüzlerce iş insanının yerine tercih yapma hakkını kendinde görmemelidir.
Aday gerçekten güçlü ise, desteğini üyelerden alır. Projesi varsa anlatır, vizyonu varsa ortaya koyar, üyeyi ikna eder. Arkasına siyasi güç arayan değil, üyelerin güvenini kazanan isim seçimi hak eder.
Tarafsız kalması gerekenlerin taraf olması, seçimlerin daha başlamadan tartışmalı hale gelmesine neden olur. Bugün bir adaya verilen destek, yarın odanın tarafsızlığına gölge düşürür. Oysa Ticaret ve Sanayi Odası, hiçbir grubun ya da hiçbir siyasi anlayışın değil; tüm üyelerin ortak çatısıdır.
Malatya'nın artık eski alışkanlıkları geride bırakmaya ihtiyacı var. İş dünyasının geleceği, kulis hesaplarıyla değil; sandıkta ortaya çıkacak özgür iradeyle şekillenmelidir. Kimsenin üyelerin iradesine ipotek koymaya çalışmaması gerekir.
Bu nedenle çağrımız nettir: Bırakın herkes kendi çalışmasını yapsın. Kimse kimsenin adına destek dağıtmasın, kimse perde arkasından seçim mühendisliğine soyunmasın. Üyeler kimin ne yaptığını, kimin ne vaat ettiğini görecek kadar tecrübeye sahiptir.
Unutulmamalıdır ki seçimler gelip geçer, ancak geride bırakılan güven kaybı yıllarca telafi edilemez. Ticaret ve Sanayi Odası'nın ihtiyacı; kulis değil güven, baskı değil demokrasi, yönlendirme değil özgür iradedir.
Sandık günü geldiğinde kazanan bir isim değil, adaletli ve şeffaf bir seçim anlayışı olmalıdır. Çünkü güçlü odalar, güçlü kulislerle değil; özgür üyelerin verdiği kararla ayakta kalır.

Yaz Tatili Eğitim ve Eğlenceyle Geçiyor: Büyükşehir'den Yaz Okulu Atağı.
Yolkoru'nda Asfalt Sevinci: Toz ve Çamur Artık Geride Kaldı.
Akçadağ'da Pikaplar Çarpıştı: 3 Kişi Yaralandı.
Sevgiyle Büyüyen Hayatlar: Yeşilyurt'ta Koruyucu Aile Günü Etkinliği.







