Malatya’da bayram hazırlıkları bu yıl ne yazık ki ağızları tatlandırmaktan çok cep yakıyor. Özellikle bayram şekerinin kilosunun adeta altınla yarıştığı günlerde, vatandaşın dilinde tek bir türkü dolanıyor: “Bayram gelmiş neyime…”
Depremin yaralarını sarmaya çalışan Malatyalı, bir yandan hayat mücadelesi verirken diğer yandan fırsatçıların insafına bırakılmış durumda. Bayramın simgesi olan şeker, çikolata ve ikramlık ürünlerdeki fahiş fiyat artışları, vatandaşın bayram sevincini gölgeliyor.
Eskilerin dediği gibi: “Açın halinden tok anlamaz.” Ama görünen o ki bazıları anlamak bir yana, fırsatı ganimet bilip vatandaşı daha da zora sokmayı tercih ediyor. Bir başka atasözünün dediği gibi: “Fırsat bu fırsat diyenin, vicdanı raflarda satılık olur.”
Malatya’da deprem sonrası hala konteynerlerde yaşam süren binlerce vatandaş varken, bayram öncesi yapılan bu zamlar adeta “tuzu kuru olan konuşur” sözünü bir kez daha hatırlattı. Vatandaş, “Biz zaten yaralıyız, bir de bu fiyatlarla mı sınanacağız?” diyerek tepkisini dile getiriyor.
Çarşı pazarda dolaşan vatandaşların ortak yorumu ise oldukça sert:
“Bayram şekeri değil, adeta sabır taşı satılıyor. Alan yok, bakan çok.”
Deprem sonrası dayanışmanın en çok hissedilmesi gereken bu günlerde, bazı esnafların sergilediği bu tutum ise eleştiri oklarının hedefinde. Çünkü Malatya’da bayram sadece bir takvim günü değil, aynı zamanda yeniden ayağa kalkmanın, paylaşmanın ve birlikte olmanın adı.
Ancak gelinen noktada, vatandaşın bayram coşkusu yerini buruk bir tebessüme bırakmış durumda.
Ve yine halkın dilinde o tanıdık söz:
“Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime…”
Malatya’da bu bayram, şekerin tadı değil; hayatın gerçeği konuşuluyor.


Başkan Er, Muhtarlarla İftar Sofrasında Bir Araya Geldi







