Malatya’nın önemli eğitim noktalarından biri olması beklenen Akçadağ Meslek Yüksekokulu ile ilgili ortaya atılan iddialar, ilçedeki yükseköğretim geleceğine dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Özellikle öğrencilerden ve ailelerden gelen şikâyetlerde, okul çevresinde yeterli yurt imkanının bulunmaması nedeniyle çok sayıda öğrencinin kayıt dondurduğu, bazı öğrencilerin ise eğitimini tamamen bırakmak zorunda kaldığı öne sürülüyor.
İlçe merkezine uzak konumda bulunan yüksekokulda yaşanan barınma sorununun özellikle kadın öğrenciler açısından büyük mağduriyet oluşturduğu ifade edilirken, öğrencilerin güvenli konaklama imkanına ulaşamaması eğitimde fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Bugün birçok üniversite kampüsünde sosyal yaşamdan ulaşıma kadar her detay planlanırken, Akçadağ’da öğrencilerin hâlâ temel barınma ihtiyacını konuşuyor olması eğitim politikaları açısından eleştiri konusu oluyor.
Üniversite tercihi yapan gençlerin artık yalnızca bölüm seçmediği, aynı zamanda yaşam koşullarını da hesaba kattığı bir dönemde, Akçadağ MYO’daki yurt eksikliği ciddi bir planlama sorunu olarak değerlendiriliyor. Eğitim yatırımlarının yalnızca bina açılışlarıyla değil, öğrencinin sosyal ve temel ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıyla anlam kazanacağı vurgulanıyor.
Öğrenci ve velilerden gelen tepkilerde en dikkat çeken konu ise öğrenci sayısındaki ciddi düşüş iddiaları oldu. Yurt eksikliği, ulaşım zorlukları ve sosyal imkanların sınırlı olması nedeniyle okulun her geçen yıl daha fazla öğrenci kaybettiği ileri sürülüyor. Kamuoyunda, “Bir okul neden büyütülmek yerine her yıl küçülüyor?” sorusu yüksek sesle sorulmaya başlandı.
Sultansuyu Harası ve atçılık kültürüyle bağlantılı “Atçılık ve Binicilik” bölümünün kapatılarak başka bir ilçeye taşınması ise kamuoyunda “mantık dışı bir planlama” yorumlarına neden oluyor.
Türkiye’nin en önemli at yetiştiriciliği merkezlerinden biri olarak bilinen bir ilçede, atçılık bölümünün kaldırılması vatandaşlar tarafından ironik bir tablo olarak değerlendiriliyor. Adeta denizin ortasında balıkçılık bölümünü kapatmak gibi bir karar olarak yorumlanan uygulama, eğitim planlamasında yerel değerlerin ne kadar dikkate alındığı sorusunu gündeme taşıyor.
Kamuoyunun en çok sorduğu soru ise şu: Madem bu bölüm başka bir ilçeye taşınacaktı, yıllarca Akçadağ’ın sahip olduğu doğal ve sektörel avantaj neden görmezden gelindi?
Akçadağ’ın yıllardır simgesi haline gelen Sultansuyu Harası’nın bulunduğu bir ilçede “Atçılık ve Binicilik” bölümünün kapatılması ve başka bir ilçeye taşınması da eğitim çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı. Türkiye’nin en önemli at yetiştiriciliği merkezlerinden birine sahip olan bir ilçede, doğrudan sektörle bağlantılı bir bölümün kaldırılması vatandaşlar tarafından “akıl ve planlama çelişkisi” olarak yorumlandı.
Vatandaşlar, “Atçılık kültürünün merkezlerinden biri olan Akçadağ’da bu bölüm yaşatılmayacaksa nerede yaşatılacak?” sorusunu gündeme getirirken, alınan kararın yerel dinamiklerle ne kadar örtüştüğü tartışma konusu oldu.
Kamuoyunda oluşan genel kanaat ise eğitim planlamasının saha gerçeklerinden uzak yürütüldüğü yönünde. Çünkü bir ilçenin doğal, ekonomik ve kültürel avantajlarını görmezden gelen kararların uzun vadede hem öğrenci kaybına hem de eğitim kalitesinin düşmesine yol açacağı ifade ediliyor.
Öğrenciler artık sadece diploma değil; güvenli barınma, ulaşım, sosyal imkan ve gelecek görmek istiyor. Ancak görünen tablo, Akçadağ MYO’da öğrencilerin önce barınma sorunuyla, ardından belirsizliklerle mücadele etmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.
Bugün gelinen noktada gözler yetkililere çevrilmiş durumda. Öğrencilerin ve ailelerin beklentisi açık:Yurt sorununun çözülmesi, öğrenci kayıplarının önlenmesi ve Akçadağ’ın potansiyeline uygun bölümlerin yeniden güçlendirilmesi.
Çünkü eğitim yalnızca tabela açmakla değil, öğrenciyi okulda tutabilmekle anlam kazanır.

Başkan Geçit’ten Hizmet Mesajı: “Yeşilyurt İçin Durmadan Çalışıyoruz.
Türk Halk Müziğinin En Güçlü Sesleri Battalgazi’de Sahne Alıyor.
MALATYA’DA TEK YÜREK OLUNACAK: DEV EKRAN KURULUYOR.







