İslam dünyasında büyük bir manevi derinliğe ve anlam zenginliğine sahip olan Miraç Kandili, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) ilahi bir mucizeyle Allah’ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilir. Recep ayının 27. gecesine denk gelen bu mübarek gece, sadece tarihi bir olayın yıl dönümü değil; aynı zamanda inananlar için imanın, sabrın, teslimiyetin ve kulluğun zirveye ulaştığı bir zaman dilimi olarak görülür.
Miraç; “yükselmek, yücelmek” anlamına gelir. Bu kutsal hadise iki bölümde ele alınır: İsra ve Miraç. İsra, Peygamber Efendimizin bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürülmesini; Miraç ise oradan sema katlarına yükseltilerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesini ifade eder. Bu ilahi yolculuk, aklın sınırlarını aşan ama imanın derinliğinde anlam bulan büyük bir mucizedir.
Zor Zamanlarda Gelen İlahi Teselli
Miraç gecesi, İslam tarihinde son derece zor bir döneme denk gelmiştir. Peygamber Efendimiz, en büyük destekçileri olan eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talib’i kaybetmiş; Taif’te ağır hakaretlere ve eziyetlere maruz kalmıştı. İşte tam da bu acıların ardından Miraç mucizesi yaşanmış, bu yönüyle Miraç, sabreden kullara Allah’ın verdiği ilahi bir teselli ve moral kaynağı olmuştur.
Bu yönüyle Miraç Kandili, bugün de sıkıntı, yokluk, adaletsizlik ve umutsuzluk içinde olan toplumlar için “karanlığın ardından aydınlık vardır” mesajını taşımaktadır.
Namaz ve Kulluk Bilincinin Zirvesi
Miraç gecesinde ümmete armağan edilen en önemli ibadetlerden biri beş vakit namazdır. Namaz, bu yönüyle sadece bir ibadet değil; kul ile Allah arasında kurulan en güçlü bağdır. Peygamber Efendimizin “Namaz müminin miracıdır” sözü, her bir namazın insanı manevi olarak yücelttiğini ve arındırdığını açıkça ortaya koymaktadır.
Ayrıca Bakara Suresi’nin son ayetleri de bu gecede indirilmiş; Allah’a ortak koşmayan müminlerin bağışlanacağı müjdesi verilmiştir. Bu durum, Miraç’ın rahmet, af ve bağışlanma kapılarının sonuna kadar açıldığı müstesna bir gece olduğunu göstermektedir.
Kendini Sorgulama ve Arınma Gecesi
Miraç Kandili; sadece ibadetlerin artırıldığı bir gece değil, aynı zamanda nefsi muhasebenin, kırılan kalplerin onarılmasının, kin ve öfkenin terk edilmesinin de vesilesidir. Bu mübarek gece; bireysel arınmanın yanı sıra toplumsal barış, kardeşlik ve merhamet duygularının yeniden güçlendirilmesi için önemli bir fırsattır.
Duaların semaya yükseldiği, gönüllerin Allah’a yöneldiği bu özel gecede; mazlumlar, yoksullar, hastalar, depremzedeler, zulüm altındaki coğrafyalar unutulmamalıdır. Miraç, insanlığa adaleti, merhameti ve sorumluluk bilincini hatırlatan ilahi bir çağrıdır.
Miraç’tan Günümüze Evrensel Mesaj
Miraç Kandili’nin verdiği en büyük mesajlardan biri şudur: İnsan, iman ve ahlakla yükselir. Maddi güç, makam ya da servet değil; sabır, teslimiyet ve samimiyet insanı Allah katında yüceltir. Bu kutsal gece, inananları dünyevi hırslardan arındırarak hakikatle buluşturur.
Toplum olarak birlik, beraberlik ve dayanışmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde Miraç Kandili; yeniden toparlanma, hatalardan ders çıkarma ve daha adil bir gelecek inşa etme çağrısıdır.
Sonuç
Miraç Kandili; geçmişin muhasebesinin yapıldığı, bugünün anlamlandırıldığı ve geleceğe umutla bakıldığı mübarek bir zaman dilimidir. Bu geceyi sadece takvim yaprağında bir kandil olarak değil; hayatımıza yön veren manevi bir durak olarak görmek, Miraç’ın ruhuna uygun bir duruş olacaktır.
Bu vesileyle Miraç Kandili’nin, başta ülkemiz olmak üzere tüm İslam âlemine sağlık, huzur, adalet ve esenlik getirmesini temenni ediyor; duaların kabul, gönüllerin arınmış olmasını diliyoruz.
Dilek Kiraz
.jpg)

Yeşilyurt’ta Feci Kaza: Sürücü Direksiyon Başında Hayatını Kaybetti
Olumsuz Hava Şartlarında Vatandaşlarımızın Yanındayız
Malatya’da Zehir Tacirlerine Darbe: 3 Şüpheli Gözaltında
Günlük Alışkanlıkları Düzenleyerek Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek Mümkün







