Malatya’da bizlere ulaşan iddialar, “dijitalleşme” adına atılan adımların, bazı vatandaşlar için nasıl bir mağduriyete dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Özellikle yaşlı vatandaşlar, doğalgaz faturalarını ödemek için gittikleri birimlerde “Mobil bankacılıktan yatırın”, “İnternetten ödeyin”, “Postaneye gidin” yanıtıyla karşılaştıklarını söylüyor.
Yaşlıların serzenişi ise net ve sitem dolu:
“Biz zor gelmişiz buraya. Mobil bankacılıktan ne anlarız? İnternetten nasıl ödeyelim?”
Teknoloji Var Ama Herkes İçin mi?
Dijital dönüşüm elbette çağın gereği. Mobil uygulamalar, internet bankacılığı, online ödeme sistemleri… Hepsi hayatı kolaylaştırmak için var. Ancak mesele şu: Kolaylık kimin için?
Akıllı telefon kullanmayı bilmeyen, internet bankacılığı şifresi olmayan, hatta tuşlu telefonla iletişim kuran bir 70 yaşındaki vatandaş için “mobil uygulamadan yatırın” demek, pratik bir çözüm değil; adeta “Siz artık bu sistemin dışında kaldınız” demenin kibar yolu.
Sorulması gereken soru basit: Hizmet, vatandaşı yormak için mi vardır, yoksa vatandaşın işini kolaylaştırmak için mi?
“Postaneye Gidin” Demek Çözüm mü?
Bir diğer yönlendirme de “Postaneye gidin” şeklinde oluyor. İyi de…
Yaşlı vatandaş zaten fatura ödemek için bir yere kadar gelmişken, onu tekrar başka bir kuruma göndermek ne kadar doğru? Kış günü, soğukta, buzlanmış kaldırımlarda, bastonuyla yürüyen bir amcayı ya da teyzeyi bir kurumdan diğerine dolaştırmak hangi kamu hizmeti anlayışıyla bağdaşıyor?
Bu mu vatandaş odaklı hizmet?
Yaşlıların Sitemi Haksız mı?
Hayır, değil.
Çünkü mesele teknolojiye karşı olmak değil; mesele erişilebilirlik. Gençler için birkaç dakikalık bir mobil işlem, yaşlılar için içinden çıkılmaz bir labirent olabiliyor.
Devletin ve kamu hizmeti sunan kurumların görevi, en güçlüye değil, en zayıfa göre sistem kurmaktır. Eğer bir uygulama yaşlıyı, engelliyi ya da dijital okuryazarlığı olmayan vatandaşı dışarıda bırakıyorsa, orada bir eksiklik vardır.
“Dijitalleşme” Maskesi Altında Kolaycılık mı?
Elbette dijital ödeme teşvik edilebilir. Ancak tamamen yüz yüze hizmeti ortadan kaldırmak ya da fiilen zorlaştırmak, bir tercihten öte dayatma haline gelir.
Bugün 75 yaşındaki bir teyzenin eline akıllı telefon verip “Uygulama indir, şifre al, SMS doğrula” demek kolay. Ama o teyzenin gözlükle zor okuduğu ekranda hata mesajıyla baş başa kalmasının sorumluluğunu kim alacak?
“Bilmiyorsanız öğrenin” demek mi çözüm?
Yoksa o vatandaşın hayatını kolaylaştıracak bir vezne, bir yardımcı personel, bir rehber hizmet mi?
Çözüm Zor mu?
Hayır.
Belirli saatlerde yaşlı vatandaşlar için özel vezne hizmeti sunulabilir.
Dijital destek masası kurulabilir.
Personel, yönlendirmek yerine yardımcı olacak şekilde görevlendirilebilir.
Yani mesele imkânsızlık değil; tercih meselesi.
Sonuç: Hizmet Mi, Hürmet Mi?
Malatya’da yaşlıların sitemi aslında çok şey anlatıyor:
“Biz mobil bankacılıktan ne anlarız?”
Bu cümle sadece bir serzeniş değil; aynı zamanda “Bizi görmezden gelmeyin” çağrısıdır.
Dijital çağda yaşıyoruz, evet. Ama insanı unutarak değil. Hele ki hayatını bu ülkeye vermiş, vergisini ödemiş, çocuk yetiştirmiş büyüklerimizi… Onları bir tık uzağa değil, bir adım yakına almak gerekir.
Teknoloji ilerlerken vicdan geride kalmamalı. Çünkü gerçek gelişmişlik, en zayıf halkaya gösterilen özenle ölçülür.

Ekmek Almaya Çıkmıştı… Yeşilyurt’ta Ani Ölüm Mahallede Derin Üzüntü Yarattı
Gönüllü Fidan Dikim Çalışmalarıyla Geleceğe Nefes Oluyorlar
Yeşilyurt’ta Açıktan Hırsızlık Olayı Aydınlatıldı: 3 Şüpheli Yakalandı







