reklam reklam
ALTIN
 
DOLAR
 
STERLİN
EURO
 
reklam reklam

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek: “Toplumsal stres arttıkça sabır eşiğimiz düşüyor.

 

Eklenme Tarihi

15 Mayıs 2026 16:27

Güncelenme Tarihi

01 Ocak 1970 16:27
Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek: “Toplumsal stres arttıkça sabır eşiğimiz düşüyor.

Gündelik yaşamın temposu hızlanırken ekonomik, sosyal ve çevresel belirsizlikler bireylerin psikolojik dayanıklılığını zorluyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, son dönemde günlük hayatta gözle görülür biçimde artan öfke ve tahammülsüzlüğün, bireysel değil toplumsal bir gerilimin yansıması olduğunu belirtti. Trafikte, toplu taşımada ve iş yaşamında küçük aksaklıkların dahi yoğun tepkilere yol açtığını ifade eden Şimşek, “Bu tablo, toplum genelinde stres düzeyinin yükseldiğini gösteriyor” dedi.

“Küçük olaylara büyük tepkiler veriyoruz”

Prof. Dr. Şimşek, gündelik yaşamda karşılaşılan basit gecikmeler ya da iletişim aksaklıklarının bile sert tepkilere dönüşebildiğine dikkat çekti. “Bir araç sıkıştırması, kısa bir bekleme süresi ya da iş yerinde yaşanan küçük bir yanlış anlaşılma, geçmişe kıyasla daha yoğun öfke tepkileri doğurabiliyor. Çünkü bireyler zaten yüksek bir stres yüküyle güne başlıyor,” ifadelerini kullandı. Şimşek’e göre bu durum, birikimli stresin küçük tetikleyicilerle açığa çıkması şeklinde ilerliyor.

“Sürekli uyarana maruz kalıyoruz”

Toplumsal gerginliğin psikolojik nedenlerine değinen Şimşek, yoğun stres, zaman baskısı, ekonomik kaygılar ve dijital dünyadan gelen sürekli uyaranların bireylerin ruhsal dayanıklılığını zorladığını belirtti. “Uzun süreli stres altında kalan bireylerde sabır eşiği düşer. Beyin tehdit algısına daha açık hale gelir ve duygusal tepkiler daha hızlı, daha kontrolsüz biçimde ortaya çıkar. Bu da en küçük sorunu bile büyütebilen bir psikolojik zemin oluşturur,” dedi. Sürekli bildirimler, haber akışları ve hızlı yaşam temposunun zihinsel yorgunluğu artırdığını vurgulayan Şimşek, dinlenme ve zihinsel duraklama alanlarının giderek azaldığını ifade etti.

“Öfke bulaşıcıdır”

Prof. Dr. Şimşek, toplumsal öfkenin bireyler arasında hızla yayılabildiğine de dikkat çekti. “Öfke duygusu bulaşıcıdır. Trafikte bir kişinin agresif davranışı zincirleme bir tepkiyi tetikleyebilir. İş yerinde yaşanan sert bir iletişim dili, ekip içinde genel bir gerginliğe yol açabilir. Bu nedenle bireysel tepkiler aslında toplumsal iklimi de şekillendirir,” şeklinde konuştu.

“Durup düşünme becerisi güçlendirilmeli”

Gerilimin azaltılmasında sağlıklı iletişim ve öfke yönetiminin kritik rol oynadığını belirten Şimşek, çözümün farkındalıktan geçtiğini vurguladı. “Duygularımızı fark etmek, tetiklendiğimiz anlarda birkaç saniye durup düşünmek ve otomatik tepki yerine bilinçli tepki vermek öğrenilebilir bir beceridir. Empatik iletişim dili geliştirmek, karşı tarafın niyetini sorgulamadan önce anlamaya çalışmak çatışmaları önemli ölçüde azaltır,” dedi. Bireysel düzeyde yapılan küçük değişikliklerin toplumsal ilişkilere de olumlu yansıdığını belirten Şimşek, “Sabır ve anlayış yalnızca kişisel erdemler değil, aynı zamanda toplumsal huzurun yapı taşlarıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.