reklam
ALTIN
 6.295,08
DOLAR
 46,3171
STERLİN
61,7530
EURO
 53,4240
reklam reklam

Akçadağ’da Evde Bakım Hizmeti mi, “İstediğiniz Yere Şikâyet Edin” Hizmeti mi.?

 

Eklenme Tarihi

07 Ağustos 2026 22:06

Güncelenme Tarihi

01 Ocak 1970 22:06
Akçadağ’da Evde Bakım Hizmeti mi, “İstediğiniz Yere Şikâyet Edin” Hizmeti mi.?

EVDE BAKIM HİZMETİ Mİ, “AHKÂM KESME” MERKEZİ Mİ?

Akçadağ’da sağlık hizmeti bekleyen vatandaşlardan dikkat çeken eleştiri: “Sağlık, tehditkâr ifadelerle değil; şefkat, güven ve sorumluluk anlayışıyla yürütülmeli”

Sağlık hizmeti, diğer kamu hizmetlerine benzemez. Çünkü işin merkezinde insan hayatı, hastanın çaresizliği ve hasta yakınlarının endişesi vardır. Özellikle Evde Bakım Hizmetleri, sağlık kuruluşuna ulaşmakta güçlük çeken, yaşlı, yatağa bağımlı veya özel ilgiye ihtiyaç duyan vatandaşlar açısından büyük önem taşır.

Ancak vatandaşın kapısını çalan sağlık ekiplerinin yaklaşımı, en az verilen sağlık hizmetinin kendisi kadar önemlidir.

Çünkü hasta ve hasta yakını sağlık çalışanından azar, üstten bakış, tehditkâr ifadeler veya “İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz” tarzı bir üslup değil; güven, anlayış, sabır ve şefkat bekler.

Burada ister istemez şu soru gündeme geliyor:

Akçadağ İlçe Sağlık Müdürlüğü Evde Bakım Hizmetleri tam olarak ne işe yarıyor?

Vatandaşın evine gidip sağlık hizmeti sunmak mı?

Yoksa vatandaşa “İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz” diyerek adeta meydan okumak mı?

Eğer bir kamu görevlisi yaptığı hizmetin eleştirilmesinden rahatsız oluyorsa, vatandaşa karşı ilk refleksi “Nereye istiyorsanız şikâyet edin” demek olmamalıdır.

Çünkü şikâyet etmek vatandaşın hakkıdır.

Kamu hizmeti alan bir vatandaş, gördüğü yanlışlığı dile getirebilir, hizmetten memnun kalmadığını söyleyebilir ve ilgili kurumlara başvurabilir. Bunun adı “tehdit” değil, vatandaşlık hakkıdır.

SAĞLIKTA “AHKÂM” DEĞİL, ŞEFKAT BEKLENİYOR

Üstelik konu sağlık olduğunda mesele çok daha hassastır.

Evde bakım hizmeti alan kişinin zaten sağlık problemi vardır. Hasta yakını ise çoğu zaman hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpranmış durumdadır.

Böyle bir ortamda sağlık çalışanının birkaç güzel sözü, sabırlı yaklaşımı ve anlayışlı davranışı bile hasta yakınında büyük bir rahatlama oluşturabilir.

Ancak bunun tam tersi bir tavır sergilendiğinde, vatandaşın kuruma olan güveni de doğal olarak zedelenir.

“İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz” anlayışıyla vatandaşa yaklaşmak, kamu hizmetinin ruhuyla ne kadar bağdaşır?

Burada asıl mesele, kimin kimi şikâyet edeceği değildir.

Asıl mesele, vatandaşın neden şikâyet etmek zorunda bırakıldığıdır.

VATANDAŞ KAPISINA GELEN SAĞLIKÇIDAN NE BEKLER?

Vatandaş çok şey istemiyor.

Güler yüz istiyor.

Saygı istiyor.

Hastasının dinlenmesini istiyor.

Sorularına cevap verilmesini istiyor.

Kendisinin azarlanmadığı, küçümsenmediği ve başından savılmadığı bir sağlık hizmeti istiyor.

Kısacası vatandaş, insanca muamele görmek istiyor.

Bunun neresi fazla?

Evde bakım hizmetlerinin amacı hastanın yaşam kalitesini artırmak, sağlık hizmetini hastanın ayağına götürmek ve hasta yakınlarının yükünü bir nebze olsun hafifletmek değil mi?

Öyleyse sağlık ekiplerinin gittiği evlerde vatandaşla tartışma havası oluşturmak, “şikâyet edebilirsiniz” şeklinde meydan okuyan bir üslup kullanmak yerine, varsa sorunları sakin şekilde anlatmak ve çözüm üretmek daha doğru olmaz mı?

“HERKES GÖREVİNİ YAPSA” VATANDAŞ DA MUTLU OLUR

Elbette sağlık çalışanlarının da zor şartlarda görev yaptığını kimse inkâr etmiyor.

Yoğunluk olabilir.

Personel yetersizliği olabilir.

İş yükü ağır olabilir.

Vatandaşın beklentileri ile mevzuatın gereklilikleri arasında farklılıklar bulunabilir.

Bütün bunlar anlaşılabilir.

Fakat hiçbir yoğunluk, vatandaşla iletişimde saygının ve nezaketin tamamen rafa kaldırılmasını haklı çıkarmaz.

Bir kurumun vatandaşa hizmet vermesi, aynı zamanda vatandaşın güvenini kazanması anlamına gelir.

Görevini yapan sağlık çalışanına elbette saygımız sonsuzdur.

Ama vatandaşın da hakkını savunmasına, soru sormasına ve hizmeti eleştirmesine saygı gösterilmelidir.

Çünkü kamu kurumları vatandaşın üzerinde değildir.

Kamu kurumları vatandaş için vardır.

ŞİKÂYETTEN KORKULMAZ, ŞİKÂYETTEN DERS ÇIKARILIR

Bir kamu görevlisinin “Beni nereye şikâyet ederseniz edin” demesi, aslında üzerinde düşünülmesi gereken bir anlayışı ortaya koyar.

Oysa olması gereken şudur:

“Memnun kalmadığınız bir husus varsa bize bildirin, inceleyelim ve çözmeye çalışalım.”

İşte kamu hizmeti anlayışı budur.

Vatandaşın şikâyetini tehdit gibi görmek yerine, hizmetin eksiklerini görme fırsatı olarak değerlendirmek gerekir.

Çünkü şikâyetler bazen kurumların aynasıdır.

Vatandaş bir noktada rahatsızlık yaşıyorsa, “Sorun vatandaştadır” demek en kolay yoldur.

Zor olan ise dönüp kendi hizmetini sorgulamaktır.

SAĞLIKTA GÜÇ GÖSTERİSİ DEĞİL, GÜVEN GEREKİYOR

Akçadağ’da vatandaşların beklentisi aslında son derece açık:

Herkes görevini layıkıyla yapsın.

Sağlık ekipleri görevini yapsın.

Kurum yöneticileri görevini yapsın.

Vatandaş da üzerine düşeni yapsın.

Sorun varsa konuşulsun.

Eksiklik varsa giderilsin.

Yanlış varsa düzeltilebilsin.

Ama sağlık hizmetinin yürütüldüğü bir ortamda kimse kimseye “Benimle uğraşırsanız sonuçlarına katlanırsınız” havası vermesin.

Çünkü sağlık hizmeti bir güç gösterisi alanı değildir.

Sağlık hizmeti; insan hayatının, merhametin, vicdanın ve sorumluluğun alanıdır.

SON SÖZ: VATANDAŞ DOKTOR DEĞİL, İNSAN GİBİ DAVRANILMASINI İSTİYOR

Kimse sağlık çalışanlarını hedef göstermiyor.

Kimse işini özveriyle yapan sağlık personelini küçümsemiyor.

Tam tersine, görevini hakkıyla yapan, hastasına sahip çıkan, gece gündüz demeden vatandaşın yardımına koşan sağlık çalışanlarının başımızın üstünde yeri var.

Ancak bir kurumun iyi çalışması için sadece görev yapmak yetmez.

Görevi nasıl yaptığınız da önemlidir.

Hasta evine girildiğinde orada bir insan vardır.

Hasta yakınının karşısında bir başka insan vardır.

Belki uykusuz, belki çaresiz, belki korkmuş, belki de hastasının durumundan dolayı psikolojik olarak yıpranmış bir aile vardır.

O kapıdan içeri giren sağlık çalışanının görevi, bu insanlara daha fazla yük olmak değil; onların yükünü hafifletmektir.

Bu nedenle Akçadağ İlçe Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere tüm sağlık kurumlarının, Evde Bakım Hizmetleri kapsamında vatandaşla iletişim, hasta hakları ve kamu hizmetinde nezaket anlayışı konusunda gerekli hassasiyeti göstermesi büyük önem taşıyor.

Çünkü vatandaşın istediği çok basit:

Ahkâm değil, hizmet.

Azar değil, anlayış.

Meydan okuma değil, çözüm.

Mesafe değil, güven.

Ve en önemlisi…

Herkes görevini hakkıyla yapsın; vatandaş da sağlık hizmetini alırken kendisini güvende ve değerli hissetsin.

Sağlık gibi ciddi ve hassas bir alanda, “İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz” demek yerine, “Sizi dinliyoruz, sorununuzu çözelim” denildiği gün hem hasta hem hasta yakını hem de sağlık çalışanı kazanacaktır.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.