Kamuoyu Kazandı, PTT Geri Adım Attı: Malatya Sahip Çıktı, Kurum Kaldı
Kamuoyu Direndi, PTT Malatya’da Kaldı: Sessiz Sedasız Taşınmak İstenen Kuruma Halk “Dur” Dedi
Malatya’da son günlerde kamuoyunun en çok tartıştığı konulardan biri olan PTT’nin şehir dışına taşınacağı iddiası, vatandaşların, ve yerel basının kararlı duruşu sayesinde geri adım attırdı. Tepkiler karşısında sessiz kalamayan yetkililer, PTT’nin Malatya’da kalacağını netleştirmek zorunda kaldı. Bu gelişme, “kamu gücünün değil, halkın iradesinin kazandığı” bir süreç olarak kayıtlara geçti.
İddiaya göre, herhangi bir kamuoyu bilgilendirmesi yapılmadan, Malatya için stratejik öneme sahip PTT hizmetlerinin şehir merkezinden uzak bir noktaya taşınması planlanıyordu. Deprem sonrası zaten zor günler geçiren Malatya’da bu karar, vatandaşı adeta yok sayan bir anlayışın ürünü olarak değerlendirildi. Özellikle yaşlılar, engelliler, esnaf ve günlük PTT hizmetlerini kullanan binlerce yurttaş için bu taşınma kabul edilemez bulundu.
Konu gündeme gelir gelmez Malatya’da adeta bir vicdan ittifakı oluştu. Sosyal medyada yükselen tepkiler, basın açıklamaları, kulislerde yapılan görüşmeler ve kamuoyunun ısrarlı soruları, “Bu karar kimin için, neye göre alındı?” sorusunu yetkililerin önüne koydu. En dikkat çekici nokta ise, başlangıçta yapılan derin sessizlik oldu. Günlerce ne net bir açıklama yapıldı ne de kamuoyu rahatlatıldı. Bu suskunluk, tepkileri daha da büyüttü.
Ancak hesap edilmeyen bir gerçek vardı: Malatya susmadı. Şehrin hafızası, kurumlarına sahip çıkma refleksi ve hak arama bilinci bir kez daha kendini gösterdi. Tepkiler öyle bir noktaya geldi ki, taşınma fikri savunulamaz hale geldi. Sonunda yetkililer geri adım attı ve PTT’nin Malatya’da kalacağı yönünde açıklama yapmak zorunda kaldı.
Bu gelişme, sadece bir kurumun yerinde kalması meselesi değildir. Bu, “Ben yaptım oldu” anlayışına karşı verilen bir halk dersidir. Kamu kurumlarının, masa başında değil, halkın ihtiyaçları gözetilerek yönetilmesi gerektiğinin açık bir göstergesidir. Ayrıca, deprem yaşamış bir şehirde kamusal hizmetlerin daha da erişilebilir hale getirilmesi gerekirken, tam tersine atılmak istenen adımın ne kadar kopuk olduğu da gözler önüne serilmiştir.
PTT’nin Malatya’da kalması elbette sevindiricidir; ancak asıl sorgulanması gereken şudur:
Bu karar baştan neden doğru değerlendirilmedi?
Neden kamuoyu baskısı olmadan geri adım atılmadı?
Benzer girişimler yarın başka kurumlar için tekrar gündeme gelecek mi?
Malatya bu süreçte şunu net bir şekilde göstermiştir: Bu şehir sahipsiz değildir. Kamu kurumları, tabelalarla değil; halkla, ihtiyaçla ve ortak akılla var olur. Bugün PTT kaldıysa, bu bir lütuf değil; halkın doğal hakkıdır.
Son söz olarak; Malatya, kendisine rağmen alınan kararlara sessiz kalmayacağını bir kez daha ortaya koymuştur. Yetkililere düşen ise bu mesajı iyi okumak ve bir daha kamuoyunu yok sayan adımlara yeltenmemektir. Çünkü Malatya’da artık şu cümle yüksek sesle söylenmektedir:
“Kurumlar halk içindir, halk kurumlara rağmen değil.”
Dilek Kiraz

AKÇADAĞ ESNAFI İÇİN “BİRLİK VE DAYANIŞMA” ÇAĞRISI
Malatya’da Ruhsatsız Silah Operasyonu: 4 Şüpheliye Yasal İşlem
Henüz Zam Yok Ama Fiyat Hazır: “Ekmeğin Hakkı 20 TL’dir” Çıkışı Ne Anlama Geliyor?







