İş Hayatında Başarı ve Kıskançlık: Neden Kadın Kadını Kıskanıyor?
İş hayatında başarı, takdirle birlikte görünmeyen bir yükü de beraberinde getiriyor: kıskançlık. Özellikle kadınların başarı kazandığı alanlarda, “kadın kadını neden kıskanıyor?” sorusu neredeyse her sektörde yüksek sesle sorulmaya başlandı. Kamu, özel sektör, siyaset, akademi, medya ve hatta sivil toplumda benzer tablo dikkat çekiyor.
Günümüzde özellikle sosyal medya, kıskançlığı körükleyen başlıca etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Paylaşılan mutlu anlar, beğeniler ve etkileşimler; bireyler arasında farkında olmadan bir karşılaştırma yarışına dönüşüyor. Bu durum yalnızca romantik ilişkilerde değil, arkadaşlık ve iş hayatında da güvensizlik ve huzursuzluk yaratabiliyor.
Uzmanlara göre bu durumun temelinde biyolojik değil, toplumsal ve kültürel nedenler yatıyor. Kadınlar uzun yıllar boyunca iş dünyasında sınırlı alanlara sıkıştırıldı. Üst pozisyonların “az ve zor” olduğu algısı, kadınlar arasında görünmez bir rekabet yarattı. Aynı masada daha fazla kadın yerine, “yalnızca biri yükselebilir” düşüncesi kökleşti. Bu algı, başarıyı bir tehdit gibi göstermeye başladı.
Toplumsal Öğretiler Rekabeti Besliyor
Kadınlar çoğu zaman başarıya ulaşırken erkeklerle değil, yine kadınlarla kıyaslandı. “O da senin gibi bir kadın, nasıl başardı?” sorusu; hayranlıktan çok sorgulamayı, destekten çok kıyaslamayı doğurdu. Toplum, başarılı kadını örnek almak yerine sorgulamayı tercih etti. Bu sorgulama zinciri zamanla kıskançlık, dedikodu ve dışlamaya dönüştü.
Her Kesimde Aynı Tablo
Kamu ve Bürokrasi: Göreve yükselen kadın yöneticiler, çoğu zaman en sert eleştiriyi kadın çalışma arkadaşlarından alıyor. Yetkinlik yerine özel hayat, giyim ya da tavır konuşuluyor.
Özel Sektör: Terfi eden ya da öne çıkan kadın çalışan, ekip içi dayanışma yerine soğuk mesafelerle karşılaşabiliyor. Başarı, “şans” ya da “destek” söylemleriyle küçültülüyor.
Siyaset: Kadın siyasetçilerin en büyük sınavı çoğu zaman rakip partiler değil, kendi içlerindeki kadınlar oluyor. Destek yerine engelleme, alkış yerine kulis çalışmaları öne çıkıyor.
Medya ve Sosyal Alanlar: Görünür olan, sesi çıkan ya da başarılı bulunan kadınlar, en ağır eleştiriyi yine kadınlardan alabiliyor. Sosyal medya, bu kıskançlığın en sert yaşandığı alanlardan biri haline geliyor.
Psikolojik Arka Plan
Psikologlar, bu durumun özgüven eksikliği ve bastırılmış hayallerle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor. Kendi hedeflerine ulaşamayan bireyler, başaran birini gördüğünde eksiklik duygusuyla yüzleşiyor. Bu yüzleşme ise çoğu zaman hayranlık yerine kıskançlık olarak ortaya çıkıyor.
Dayanışma Yerine Yalnızlık
Oysa araştırmalar, kadınların birbirini desteklediği kurum ve yapılarda verimliliğin, mutluluğun ve başarının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Dayanışma kültürü gelişmediğinde ise başarılı kadınlar yalnızlaşıyor, sürekli kendini ispatlamak zorunda kalıyor.
Sonuç: Sorun Başarıda Değil, Bakış Açısında
Kadın kadını kıskanıyor söylemi, aslında sistemsel bir sorunun yansıması. Sorun, başarıya ulaşan kadında değil; başarının paylaşılacak bir kazanım değil, sınırlı bir ödül gibi görülmesinde yatıyor. Uzmanlar, bu döngünün ancak eğitim, farkındalık ve güçlü kadın dayanışmasıyla kırılabileceğini vurguluyor.
Çünkü başarı bulaşıcıdır. Bir kadının yükselmesi, diğerinin yolunu kapatmaz; tam tersine açar.
Dilek Kiraz

Malatya ASMYD’de Bayrak Değil, İstikrar: Aziz Yiğit Yeniden Seçildi
AKÇADAĞ ESNAFI İÇİN “BİRLİK VE DAYANIŞMA” ÇAĞRISI
Malatya’da Ruhsatsız Silah Operasyonu: 4 Şüpheliye Yasal İşlem
Henüz Zam Yok Ama Fiyat Hazır: “Ekmeğin Hakkı 20 TL’dir” Çıkışı Ne Anlama Geliyor?







