Açılış mı, İroni Festivali mi? At Çiftliğinde ‘Protokol’ Manzaraları Pes Dedirtti.
Bir açılış düşünün… Doğayla iç içe, çocukların ve gençlerin neşesiyle anlam kazanan bir at çiftliği… Her şey olması gerektiği gibi başlıyor. Gülümseyen yüzler, umut veren bir ortam, geleceğe dair güzel mesajlar… Ancak perde arkasında yaşananlar, bu güzel tabloyu adeta gölgeliyor. Hani derler ya “bu kadarına da pes”… İşte tam olarak öyle bir manzara.
Evet, çocukların ve gençlerin yoğun katılımı takdire şayan. Böylesi alanların yeni nesillere kazandırılması elbette önemli. Fakat insan sormadan edemiyor: Bu işin ciddiyeti, bu işin saygısı nerede?
Hayvanların bulunduğu alan… Yani bir ahır. Doğal yaşamın, hijyenin ve düzenin en hassas olması gereken yerlerden biri. Ama ne görüyoruz? Çelenkler… Evet yanlış duymadınız, çelenkler! Sanki bir düğün salonu, sanki bir resmi tören alanı… Ahırın içinde, hayvanların yaşam alanında çelenklerin sergilenmesi, organizasyon anlayışının ne kadar “derin” olduğunu gözler önüne seriyor.
Dahası var.
Aynı alanda yemek yeniliyor. Hayvanların bulunduğu ortamda, hijyenin en temel kurallarının dahi hiçe sayıldığı bir tablo… Aynı alanda yemek yeniliyor. İnsanların oturup afiyetle yemek yediği yer ile hayvanların bulunduğu alan iç içe. Hijyen mi? Sağlık mı? Kurallar mı? Onlar çoktan davet listesi dışında bırakılmış anlaşılan. Bu tabloya bakınca insanın aklına tek bir şey geliyor: “Bu kadar da olmaz” dediğimiz her şey, burada fazlasıyla olmuş. Bu sadece bir dikkatsizlik değil; bu, açıkça “olsa da olur, olmasa da” anlayışının vücut bulmuş hali. İnsan sağlığı mı? Hayvan refahı mı? Görünen o ki, ikinci planda bile değil.
Ve işin en dikkat çekici kısmı…
Tüm bunların ortasında bulunan mülki amirler. Protokol üyeleri. Yetkililer. Her şeyin “en doğru şekilde” ilerlemesi gereken kişiler… Peki onlar ne yapıyor? Bu tabloya sessiz kalıyor. Hani olması gereken düzeni sağlayacak, yanlışları düzeltecek kişiler… Ama ne yapıyorlar? Hiçbir şey. Sadece izliyorlar. Belki alkışlıyorlar, belki de farkında bile değiller. Bu da ayrı bir trajedi. Belki görmezden geliyor, belki de “böyle gelmiş böyle gider” anlayışıyla izlemekle yetiniyor.
İnsan sormadan edemiyor:
Bu organizasyon bu haldeyken kimse mi “Bu yaptığımız yanlış” demedi?
Oysa kamu adına orada bulunan her yetkili, sadece kurdele kesmekle değil, yanlışları düzeltmekle de sorumludur.
Bir açılış, sadece kalabalık toplamakla, fotoğraf vermekle başarılı olmaz. Bir açılış; düzeniyle, disipliniyle, verdiği mesajla anlam kazanır. Burada verilen mesaj ise ne yazık ki oldukça net: “Görüntü var, içerik yok.”
Sonuç olarak…
Güzel başlayan bir gün, basit ama bir o kadar da vahim hatalarla gölgede kaldı. Çocukların neşesi, gençlerin heyecanı; organizasyon hatalarının arasında kayboldu. Geriye ise şu soru kaldı:
Bu bir açılış mıydı… yoksa ciddiyetin rafa kaldırıldığı bir gösteri mi?
Atlar yerinde, çelenkler yanlış yerde, yemekler uygunsuz yerde…
Peki akıl nerede? İşte asıl bulunamayan o.


Malatya’da Korkutan Kaza: Kayseri Yol Ayrımında Araç Yoldan Çıktı







