reklam
ALTIN
 
DOLAR
 
STERLİN
EURO
 
reklam reklam

KANSERDE ‘SIRA DIŞI’ YOLAKLAR KEŞFEDİLDİ.

 

Eklenme Tarihi

14 Nisan 2026 21:53

Güncelenme Tarihi

01 Ocak 1970 21:53
KANSERDE ‘SIRA DIŞI’ YOLAKLAR KEŞFEDİLDİ.

 

Dünya genelinde her yıl 10 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olan kansere karşı, tıp tarihinin en büyük genetik haritalarından biri çıkarıldı. 11 Mayıs 2026’da Cancer Cell dergisinde yayımlanacak olan ve tam 50 bin tümör örneğinin incelendiği dev araştırma, kanser tedavisinde yeni bir kapı araladı. Bilim dünyası artık kanseri sadece bir isimle değil, her organda farklı davranan "akıllı bir düşman" olarak tanımlıyor. Bu keşifle 448 farklı kanser türünün tedavisi baştan aşağıya değişiyor.

 

 

 

Mutasyonun türüne göre tümörün ne kadar agresifleşeceğini veya hangi aşamada bağışıklık sisteminden kaçacağını önceden bilmenin hastalara sunulan yaşam şansını doğrudan artırabileceğine dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Artık kanseri sadece ismiyle değil, dokuya özgü genetik parmak iziyle tanımlıyor ve tedaviyi her hastanın kendi biyolojik koduna göre terzi dikimi bir hassasiyetle şekillendiriyoruz” açıklamasında bulundu.

 

 

 

Bugüne kadar kanser araştırmaları genellikle erken dönemde ortaya çıkan klasik yolaklara odaklanmıştı. Ancak bu yeni dev çalışma, kanserlerin yaklaşık üçte birinde (yüzde 33’ünde) daha geç evrelerde beliren "sıra dışı" yolakların baskın olduğunu gösterdi. Bu bulgu, özellikle tedaviye direnç gösteren vakaların neden başarısız olduğunu anlamak açısından hayati bir önem taşıyor.

 

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından birinin kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı "görünmezlik pelerini" olan HLA sınıf I kaybının, birçok kanser türünde yüzde 10’un üzerinde saptanması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bu keşif, özellikle immünoterapiye yani bağışıklık tedavilerine yanıt vermeyen hastalar için hayati bir çıkış noktası sunuyor” diye konuştu.

 

 

 

Hedefe yönelik tedaviler standart hale geliyor

 

Araştırma kapsamında Glioblastoma, Astrositoma, Meningioma ve Nöroblastoma gibi sinir sistemi tümörleri de detaylıca incelendi. Elde edilen veriler beyin tümörlerindeki mutasyon desenlerinin dokuya özgü varyasyonlar gösterdiğini ortaya koydu. Bu durum, aynı genetik mutasyona sahip iki farklı kanser türünün beyinde neden farklı, akciğerde neden farklı tepki verdiğini açıklığa kavuşturuyor.

 

 

Bir beyin cerrahı olarak masaya yatırılan tümörün sadece anatomik yerleşiminin değil, hücre çekirdeğindeki genetik sürücü mutasyonların kimliğinin hekimler için en az cerrahi sınır kadar kritik olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Özellikle genç yaşta ortaya çıkan beyin tümörlerinde saptanan özel gen füzyonları, kişiselleştirilmiş tıbbın bir temenni olmaktan çıkıp 'standart' haline geldiğini kanıtlıyor. Hipofiz adenomlarından sinir kılıfı tümörlerine kadar her bir alt tipte tanımlanan bu yeni mutasyon merkezleri, ameliyat sonrası planlayacağımız hedefe yönelik tedavilerde fark yaratıyor” dedi.    

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.