reklam reklam
ALTIN
 
DOLAR
 
STERLİN
EURO
 
reklam reklam reklam

Ayrılığın Değil, Kardeşliğin Zamanı: Birlik ve Beraberlik Vurgusu.

 

Eklenme Tarihi

31 Mayıs 2026 02:24

Güncelenme Tarihi

01 Ocak 1970 02:24
Ayrılığın Değil, Kardeşliğin Zamanı: Birlik ve Beraberlik Vurgusu.

Son yıllarda toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyin ne olduğu sorulsa, hiç tereddüt etmeden "birlik ve kardeşlik" derim. Çünkü bizi ayakta tutan şey aynı düşünmek değil, farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir.

Bu topraklarda yüzyıllardır Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, sağcısıyla, solcusuyla milyonlarca insan aynı gökyüzünün altında yaşadı. Aynı ekmeği bölüştü, aynı acılara ağladı, aynı sevinçlerde omuz omuza durdu. Bazen farklı düşündük, bazen farklı siyasi görüşlere sahip olduk, bazen aynı olaylara farklı pencerelerden baktık. Ancak bütün bunlara rağmen bizi bir arada tutan ortak değerlerimiz vardı: Vatanımız, bayrağımız, insanlığımız ve kardeşliğimiz.

Bugün en büyük tehlike farklılıklarımız değil, farklılıklarımızın düşmanlık sebebi haline getirilmesidir. Çünkü bir toplum, dışarıdan gelen tehditlerden önce içeride oluşan ayrışmalar nedeniyle zayıflar. İnsanlar birbirini dinlemeyi bıraktığında, önyargılar gerçeklerin önüne geçtiğinde ve kutuplaşma günlük hayatın parçası haline geldiğinde kaybeden yalnızca bireyler olmaz; bütün ülke kaybeder.

Düşünelim; her Kürdün bir Türk dostu, her Türkün bir Kürt komşusu vardır. Her Alevinin bir Sünni arkadaşı, her Sünninin bir Alevi dostu vardır. Her sağcının sohbet ettiği bir solcu, her solcunun saygı duyduğu bir sağcı tanıdığı vardır. Günlük hayatın içinde birbirimizle ekmeğimizi, çayımızı, selamımızı paylaşırken sorun yaşamıyoruz da neden siyaset veya ideoloji söz konusu olduğunda birbirimizi rakip hatta düşman olarak görmeye başlıyoruz?

Gerçek şu ki; bu ülkenin insanları birbirine düşündüğünden çok daha fazla benziyor. Hepimiz çocuklarımızın güvenli bir ülkede yaşamasını istiyoruz. Hepimiz huzurlu bir gelecek hayal ediyoruz. Hepimiz geçim sıkıntısının azalmasını, adaletin güçlenmesini, refahın artmasını arzuluyoruz. Ortak hedeflerimiz bu kadar fazlayken ayrılıklarımızı büyütmek yerine ortak noktalarımızı çoğaltmamız gerekiyor.

Unutmamalıyız ki, zor günlerde insanın yanında önce komşusu olur. Afette, depremde, yangında, selde veya herhangi bir felakette insanların kimliği, mezhebi ya da siyasi görüşü sorulmaz. Enkaz altında kalan bir insanı kurtarmaya koşanlar önce onun insan olduğunu bilir. Uzatılan yardım eli, hangi görüşten olduğuna bakmadan uzatılır. İşte bizi millet yapan da tam olarak budur.

Bugün birbirimize tahammül etmek değil, birbirimizi anlamaya çalışmak zorundayız. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz; bu demokrasinin ve toplumsal hayatın doğal sonucudur. Ancak farklı düşünmek başka, birbirimizi düşman görmek başkadır. Aynı ülkede yaşayan insanlar olarak ortak geleceğimizin birbirine bağlı olduğunu kabul etmek zorundayız.

Çünkü bu vatan hepimizin ortak evidir. Dünyanın neresine gidersek gidelim, bizi biz yapan değerlerin kökü bu topraklardadır. Başka ülkelerde yaşayabiliriz ama başka bir Türkiye'miz yok. Bu nedenle kırgınlıkları büyütmek yerine kardeşliği büyütmek, öfkeyi değil anlayışı çoğaltmak, ayrışmayı değil dayanışmayı güçlendirmek zorundayız.

Bugün ihtiyacımız olan şey; insanları kimlikleriyle değil karakterleriyle değerlendirmek, siyasi görüşleriyle değil insanlıklarıyla görmek ve farklılıklarımızı bir tehdit değil zenginlik olarak kabul etmektir. Çünkü güçlü toplumlar tek tip insanlardan değil, farklılıklarını ortak bir hedef etrafında birleştirebilen insanlardan oluşur.

Gelin birbirimize önce komşu, sonra arkadaş, sonra dost gözüyle bakalım. Gelin çocuklarımıza kin değil saygı, nefret değil kardeşlik bırakalım. Gelin bizi ayırmaya çalışan her türlü söylemin karşısında sağduyuyu, birlikteliği ve ortak aklı savunalım.

Çünkü bizim bizden başka kimsemiz yok.

Allah, bu milletin kardeşliğini, birliğini ve beraberliğini bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Birliğimiz daim, kardeşliğimiz güçlü olsun. Çünkü bir tane Türkiye var ve hepimizin geleceği aynı vatanın yarınlarında şekilleniyor.

M.Said  Yalçın 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.