“Yanlışa Sessiz Kalmam”: Yazıhan Belediye Başkanı’ndan Disiplin Sürecine Sert ve Yanıt
Yazıhan Belediye Başkanı, partisinin hakkında başlattığı disiplin sürecine ilişkin kamuoyuna hitaben yaptığı yazılı açıklamayla, hem siyasi hem de hukuki açıdan dikkat çeken sert bir duruş ortaya koydu. Açıklama, yalnızca bir savunma metni olmanın ötesinde; yerel yönetimlerde temsil yetkisi, parti içi demokrasi, ifade özgürlüğü ve siyasi sorumluluk kavramlarını doğrudan tartışmaya açtı.
Başkan, açıklamasında disiplin sürecinin hukuki ve tüzüksel dayanaktan yoksun olduğunu vurgulayarak, ortada herhangi bir disiplin suçu bulunmadığını açık bir dille ifade etti. Kongre sürecinde ve sahada dile getirdiği hususların, kişisel kanaatlerden değil, bizzat halktan kendisine aktarılan sorun, eksiklik ve yanlışlardan ibaret olduğunu belirten Başkan, “Yanlışa sessiz kalmamı kimse benden beklemesin” sözleriyle geri adım atmayacağını net biçimde ortaya koydu.
Seçilmiş İrade – Talimat Tartışması
Açıklamanın en çarpıcı yönlerinden biri, yerel yönetim anlayışına dair yapılan açık vurgular oldu. Belediye Başkanı, kendisinin talimatla hareket eden bir yönetici değil, halkın sandıkta verdiği yetkiyle görev yapan seçilmiş bir irade olduğunu hatırlattı. Bu bağlamda, yerel yöneticilerin parti içi baskılarla susturulmasının, demokratik siyaset anlayışıyla bağdaşmayacağı mesajını verdi.
Hukuki açıdan değerlendirildiğinde; ifade özgürlüğü, seçilmişlerin eleştiri hakkı ve parti içi demokrasi, hem Anayasa hem de siyasi partiler mevzuatı çerçevesinde güvence altındadır. Başkanın dile getirdiği hususların, partiyi yıpratmaya değil, aksine düzeltmeye ve güçlendirmeye yönelik olduğu savunusu, disiplin sürecinin meşruiyetini tartışmalı hâle getirmektedir.
“İstifa Yok, Kaçış Yok” Mesajı
Başkan, hakkında oluşturulmaya çalışılan algılara da açıkça yanıt vererek; partiden istifa etmek, başka bir siyasi yapıya yönelmek gibi bir niyetinin bulunmadığını kesin bir dille ifade etti. CHP’nin kurumsal kimliğine, tüzüğüne ve tarihsel misyonuna sahip çıktığını vurgulayan Başkan, parti içi eleştirinin suç değil, demokratik bir hak ve sorumluluk olduğunu savundu.
“Bu duruşum nedeniyle disipline sevk ediliyorsam, bu benim için onurdur” sözleri ise sürecin kişisel değil, ilkesel bir mücadele olarak görüldüğünü ortaya koydu. Bu ifade, aynı zamanda disiplin mekanizmasının bir sindirme aracına dönüşmesine karşı açık bir itiraz niteliği taşıyor.
Yerelden Gelen Destek Dikkat Çekti
Açıklamada, CHP’li meclis üyeleri ve muhtarların desteğine özel olarak teşekkür edilmesi, sürecin yalnızca bireysel bir mesele olmadığını, Yazıhan yerelinde geniş bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu destek, seçilmişlerin ve yerel temsilcilerin iradesinin parti yönetimleri tarafından ne ölçüde dikkate alındığı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Sonuç: Disiplin mi, Demokratik Sınav mı?
Yaşananlar, klasik bir disiplin sürecinin çok ötesine geçmiş durumda. Bu süreç, CHP açısından parti içi demokrasi, eleştiriye tahammül ve yerel iradeye saygı konularında ciddi bir sınav niteliği taşıyor. Hukuki ve siyasi açıdan bakıldığında; eleştiri hakkını kullanan, halkın taleplerini dile getiren bir belediye başkanının disipline sevk edilmesi, kamuoyunda meşruiyet ve adalet tartışmalarını kaçınılmaz kılıyor.
Başkanın ifadesiyle mücadele şahsi değil; “Yazıhan için, halk için.” Sürecin nasıl sonuçlanacağı kadar, nasıl yürütüleceği de hem parti tabanı hem de kamuoyu tarafından yakından izlenmeye devam edecek.

AKÇADAĞ ESNAFI İÇİN “BİRLİK VE DAYANIŞMA” ÇAĞRISI
Malatya’da Ruhsatsız Silah Operasyonu: 4 Şüpheliye Yasal İşlem
Henüz Zam Yok Ama Fiyat Hazır: “Ekmeğin Hakkı 20 TL’dir” Çıkışı Ne Anlama Geliyor?
Battalgazi Belediye Meclisi Yeni Yılın İlk Oturumunu Yaptı







