1.ORGANİZE SANAYİ’DE “ORGANİZE” OLAN NE?
1.Organize Sanayi Derneği… Adı güzel, vitrin parlak, cümleler süslü. Sanayiye katkı, ortak akıl, dayanışma, güç birliği… Kulağa hoş geliyor. Ancak iş kapıdan içeri girmeye gelince tablo bir anda değişiyor. Çünkü iddialara göre bu “güzel dernek”, herkes için güzel değil.
Sorular çok, cevaplar ise derin bir sessizlikte kayboluyor.
İddialara göre; 1.Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren, yatırım yapan, istihdam sağlayan onlarca fabrika sahibi varken, bu derneğin kapıları herkese açık değil. Peki neden? Dernek üyesi olmak için üretmek, vergi vermek, istihdam sağlamak yetmiyor mu? Yoksa başka “kriterler” mi var?
Kulislerde konuşulanlara göre; Ticaret ve Sanayi Odası Başkanına yakınlığıyla bilinen bazı iş insanlarının dahi bu derneğe kabul edilmediği iddia ediliyor. Daha ilginci ise şu: Dernek başkanı ve yönetimi doğal olarak bu derneğin içinden çıkıyor. Mütevelli heyetinde de aynı yapı var. Yetmedi, 1. Organize Sanayi’nin yönetiminde de yine aynı dernek etkin.
Yani tablo net:
Dernek var,
Yönetimde dernek var,
Mütevelli heyetinde dernek var,
Organize sanayinin tepesinde yine dernek var.
Peki bu nasıl bir “sivil toplum” anlayışı?
Eğer bu bir güçse ki öyle görünüyor bu güç neden paylaşılmıyor? Organize sanayi bölgesinde alın teriyle üretim yapan, fabrikasında yüzlerce kişiye ekmek veren sanayiciler neden bu yapının dışında tutuluyor? Dernek, birkaç isimden ibaret bir “özel kulüp” mü, yoksa gerçekten sanayicinin ortak sesi mi?
Daha da önemlisi:
Bu iddialar neden ciddiye alınmıyor?
Neden “Organize Sanayi Derneği kimin derneği?” sorusu cevapsız bırakılıyor?
Şeffaflık denilen kavram sadece tabelada mı var?
Eşitlik sadece basın bültenlerinde mi geçerli?
Bugün Organize Sanayi Bölgesi’nde herkes biliyor ki; dernek güçlü. Ama bu güç, sanayicinin tamamı için mi kullanılıyor, yoksa dar bir çevrenin konforu için mi? Asıl mesele de tam burada başlıyor.
Sanayi, kapalı kapılar ardında yönetilecek bir alan değildir. Organize sanayi, adı üstünde, organize olur; ama tekel olmaz. Eğer bir dernek, bulunduğu bölgedeki tüm fabrika sahiplerine eşit mesafede duramıyorsa, o zaman eleştiriler de, sorular da kaçınılmaz olur.
Top şimdi dernek yönetiminde.
Bu iddialara net, açık ve kamuoyunu tatmin eden bir cevap verilecek mi?
Yoksa “güzel dernek” imajı, kapalı kapıların ardında erimeye devam mı edecek?
Bir diğer çarpıcı nokta ise sessizlik.
Bu iddialar kamuoyunda bu kadar yüksek sesle konuşulurken;
Neden yetkililer suskun?
Neden bu yapı denetlenmiyor?
Neden “neden üye alınmıyor?” sorusu sorulmuyor?
Organize sanayi bir kamu gücüyle, kamu imkânlarıyla ayakta duran bir yapıdır.
Dolayısıyla burada oluşan her güç, sadece birkaç kişinin değil, kentin tamamının meselesidir.
GÜZEL DERNEK, ZOR SORULAR**
Artık süslü cümlelerin, yuvarlak açıklamaların zamanı geçti.
Kamuoyu net cevaplar istiyor:
Derneğe üye olma şartları nelerdir?
Kaç başvuru reddedilmiştir, ve bekletilmiştir neden?
Neden yönetim ve mütevelli yapısı hep aynı çevreden oluşmaktadır?
Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tüm sanayiciler ne zaman eşit temsil edilecektir?
Organize sanayi üretir.
Ama bu sessizlik, sorun üretir.


Battalgazi’de Korkutan Kaza: Araçta Sıkışan Vatandaşı İtfaiye Kurtardı
MAKAGEP Genel Başkanı Karademir’den İŞKUR’a İstihdam Odaklı Ziyaret
Trafikte Akrobasiye Son: Motosikletler Men Edildi, Ehliyetlere El Konuldu
Battalgazi Belediyesi Meclisi Şubat Ayı Toplantısında Önemli Kararlar Aldı







